<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss' xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'><id>tag:blogger.com,1999:blog-8861323579517255404</id><updated>2012-02-16T18:50:46.429-08:00</updated><category term='BARTIN FİDECİLİK'/><category term='BARTIN FİDANCILIK'/><category term='BARTIN ZİRAAT'/><title type='text'>bartın tarım topuzoğlu ziraat tarim ve fidancılık fidecilik</title><subtitle type='html'>BARTIN TARIM TOPUZOĞLU ZİRAAT TARIM VE FİDACILIK AŞILI KARNELİ FİDAN SATIŞ NOKTASI BARTIN CEVİZ TEŞVİK HAKKINDA DANIŞMANLIK VE BİLGİ</subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://bartintarim.blogspot.com/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8861323579517255404/posts/default?max-results=100'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bartintarim.blogspot.com/'/><link rel='hub' href='http://pubsubhubbub.appspot.com/'/><author><name>kurt</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00313935282743465115</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>10</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>100</openSearch:itemsPerPage><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8861323579517255404.post-9186105667326812004</id><published>2009-12-11T13:29:00.002-08:00</published><updated>2010-05-07T13:37:12.319-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='BARTIN ZİRAAT'/><title type='text'>BARTIN TOPUZOĞLU ZİRAAT VE FİDECİLİK</title><content type='html'>&lt;span style="font-size:130%;color:#ff6666;"&gt;&lt;strong&gt;BARTIN TOPUZOĞLU ZİRAAT&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;HERTÜRLÜ AŞILI KARNELİ FİDAN SATIŞLARIMIZ BAŞLAMIŞTIR.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;BARTIN TARIM VE FİDAN SATIŞ DANIŞMANLIK NOKTASI&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Not: Fidanlarımız karneli olup aşıları ve cinsleri garantilidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bartın ceviz teşviği hakkında bilgi edinebilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bilgi ve danışma hattı: &lt;span style="font-family:arial;font-size:130%;color:#ff6666;"&gt;&lt;strong&gt;0378 228 75 85&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;BARTIN'DA ORGANİK TARIM ATAĞI&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bartın Tarım İl Müdürlüğü, Ulus ilçesi Hoca köyünde 20 dekarlık alanda organik ahududu ve böğürtlen bahçeleri tesis etti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bartın Tarım İl Müdürlüğü, Ulus ilçesi Hoca köyünde 20 dekarlık alanda organik ahududu ve böğürtlen bahçeleri tesis etti.&lt;br /&gt;Törene Bartın Tarım İl Müdürü Yusuf Alagöz, Müdür Yardımcısı Cengiz Karabulak, Ulus İlçe Tarım Müdürü Vekili Osman Çetin, Ağaköy Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Başkanı Nuri Uzun, Bartın ve Çevresinde Yaşayan Uluslular Derneği Başkanı Coşkun Yılmaz, Hoca Köyü Muhtarı Şenol Yağcı ile köydeki seracılık kursuna devam eden kursiyer kadın çiftçiler katıldı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ahududu ve böğürtlen bahçelerinin Bartın'da organik tarım yönteminin ilk denemesi olduğunu açıklayan İl Tarım Müdürü Yusuf Alagöz, çiftçilere son yıllarda tarımsal üretimin bütün kollarında yeni bilgi ve teknolojileri gece gündüz demeden aktardıklarını söyledi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2002-2009 yılları arasında Bartın çiftçisine 24 milyon lira destekleme ödemesi yapıldığını dile getiren Alagöz, 2010 yılında çiftçilere destek yağdırılacağını bildirdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Alagöz, şunları söyledi: 'Bakanlıkça 2010 yılının desteklemeleri ve ödeme takvimi bu yıl ilk kez ocak ayında açıklandı. Ülkemiz genelinde 2009 yılında 4 milyar 938 milyon lira olan destekleme miktarı 2010 yılında 5 milyar 605 milyon liraya yükseldi. Ulus ilçesinde KKYDP Hibe Programı kapsamında bugüne kadar 207 bin lira hibeye esas destek üzerinden 103 bin 500 lira hibe makine ve ekipman desteği sağlandı. 2010 yılı KKYDP makine ve ekipman alımları uygulama tebliği yayınlandı. Kısa süre içerisinde tanıtımlarımızı yaptıktan sonra müracaatları alacağız, sizlerden isteğimiz sunulan bu fırsatları iyi değerlendirmenizdir. Projenin hayırlı ve uğurlu olmasını diliyorum. Özellikle kadın çiftçilerimize çok teşekkür ediyorum.'&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Konuşmalardan sonra Hoca Köyü Muhtarı Şenol Yağcı'ya ait bahçeye ahududu ve böğürtlen fidanları dikildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bartın`da Tarımsal Yayımı Geliştirme Projesi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;(IHA) Tarım ve Köyişleri Bakanlığı tarafından başlatılan Tarımsal Yayımı Geliştirme (Tar Gel) projesi kapsamında Bartın’a 6 sözleşmeli personel atandı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bartın Tarım İl Müdürlüğü tarafından yapılan açıklamaya göre, Tarım ve Köyişleri Bakanlığının "Kırsal alanın ülke ekonomisine katkısının arttırılması ve kırsal toplumun yaşam kalitesinin yükseltilmesi suretiyle bölgeler arasındaki gelişmişlik farklarının azaltılması, göç eğilimlerinin istikrarlı bir dinamiğe kavuşturulması, dengeli ve sürdürülebilir kalkınma hedefiyle uyumlu bir nüfus yapısına ulaşılması, çevrenin ve doğal kaynakların korunması, geliştirilmesi ve sürdürülebilir kullanımını" sağlamak amacıyla 2007 yılında yürürlüğe koyduğu Tarımsal Yayımı Geliştirme (TAR GEL) Projesi kapsamında Bartın’a 6 sözleşmeli personel atandığı bildirildi. Tarım İl Müdürü Yusuf Alagöz, "Tarımsal Yayımı Geliştirme Projesi, tarımsal işletme sahiplerinin bilgi, teknik ve yöntemler konusundaki ihtiyaçlarının mahallinde ve zamanında karşılanması amacıyla ’Köye ve Köylüye Hizmet Yerinde Olmalıdır’ ilkesiyle uygulamaya konulmuş olup, Tarım İl Müdürlüklerince oluşturulan ’Çalışma Bölgelerinde’ sözleşmeli personelin hizmetini aksatmadan yürütebilmesi hedeflenmiştir. Bakanlığımız tarafından uygulamaya konulan Tarımsal Yayımı Geliştirme Projesi kapsamında 2007 yılında Bartın İlinde istihdam edilmek üzere İl Müdürlüğümüzde 5 adet sözleşmeli personel göreve başlamış, 2010 yılı itibariyle 6 adet sözleşmeli personel İl Müdürümüz daha hizmet sözleşmesi imzalayarak göreve başlamışlardır. Yeni göreve başlayan mesai arkadaşlarıma şimdiden başarılar diliyorum. Bartın’da uzun yıllardır sistemli ve başarılı çalışmalar yürüttük. Bundan böyle yeni görev yerlerinizde Bartın’ımızın tarımının kalkınmasında birer nefer olarak hizmetlerinizi sürdüreceksiniz. Tarım İl Müdürlüğü olarak yapacağınız tüm çalışmalarda şahsım ve kurumum her zaman sizlerin yanında olacaktır" dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bartın’a atanan Veteriner Hekim Asiye Koçak Merkeze bağlı Hasankadı Beldesi’nde, Mühendis Bahar Yılmaz Merkez Kızılelma Köyü’nde, Mühendis Birsen Palabıyık Kurucaşile ilçesi Paşalılar Köyü’nde, Mühendis Zuhal Akkaya Ulus ilçesi Zafer köyü’nde, Veteriner Hekim Sibel Çekingen Ulus ilçesi Zafer köyü’nde ve Veteriner Hekim Cemal Kul Ulus ilçesi Ağa Köyü’nde görev yapacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://bartintarim.blogspot.com/"&gt;&lt;br /&gt;Bartın tarım&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8861323579517255404-9186105667326812004?l=bartintarim.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bartintarim.blogspot.com/feeds/9186105667326812004/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://bartintarim.blogspot.com/2009/12/bartin-topuzoglu-ziraat-ve-fidecilik.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8861323579517255404/posts/default/9186105667326812004'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8861323579517255404/posts/default/9186105667326812004'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bartintarim.blogspot.com/2009/12/bartin-topuzoglu-ziraat-ve-fidecilik.html' title='BARTIN TOPUZOĞLU ZİRAAT VE FİDECİLİK'/><author><name>kurt</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00313935282743465115</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8861323579517255404.post-1812104881906320296</id><published>2009-12-11T13:29:00.001-08:00</published><updated>2010-04-23T14:09:39.209-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='BARTIN FİDANCILIK'/><title type='text'>ceviz Sık Sorulan Sorular</title><content type='html'>Soru: Ceviz fidanı bir dönüme kaç adet dikilir?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cevap: Bir dönüme 14 adet fidan dikilmesi uygundur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Soru: Ceviz fidanlarının arasına ara tarım yapabilir miyiz?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cevap: Evet yapabilirsiniz.Meyve fidanı,asma sulanabilir her çeşit bitki dikilerek azami 10-12 sene ürününden faydalanmak suretiyle tarla değerlendirilir ve iki üründen 10-12 sene faydalanılabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Soru:  Badem fidanının arasına başka meyve ağacı dikilebilir mi? &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cevap: Hayır.Zaten 6 metre arayla dikildiği için mümkün değildir.Ancak sulanabilir yıllık bitkiler dikilebilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Soru: Bulunduğum yörede hangi çeşit fidan kullanmalıyım?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cevap: Her yöreye uygun fidan artık üretilmekte olup yüksek rakımlı yerlere ayrı çeşit,sahil kesimlere ayrı çeşit fidan vermekteyiz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Soru: Toprak tahlili gerekli midir? &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cevap: Evet.Yapılırsa toprağın hangi ürüne uygun olduğu anlaşılır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Soru: Desteklemeyi nasıl alabiliriz?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cevap: Devlet,10 dekar ve üzerindeki arazilere dönüm başına 108 ytl geri ödemesiz destek yapmaktadır.Bunun için yapmanız gereken sertifikalı fidan ekerek faturasıyla beraber evraklarını tamamlayıp ilçe tarıma başvurmanız gerekmektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Soru: Bu evraklar hakkında bilgi verebilir misiniz?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cevap: Bu evrakların tamamını biz sizin için hazırlıyoruz. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Soru: Tüplü fidan ne zaman dikilmelidir?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cevap: Tüplü fidan, yılın 12 ayı dikilebilir yalnız yaz aylarında özellikle dikildikten sonra kış aylarına oranla daha çok su ister.Suladıktan sonra herhangi bir sorun yaşamazsınız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Soru: Tüplü fidan ve köklü fidan arasındaki fark nedir?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cevap: Tüplü fidan hem yılın 12 ayı ekilmektedir hem de sökerken kökü herhangi bir zarar görmediği için ilk yılı yavaş gelişmekle beraber sonraki yıllarda köklü fidanı gelişim olarak yetiştiği görülmüştür.Tüplü fidan, uzun yollarda dayanıklı olmaktadır. çünkü kökleri torbanın içinde olduğu için herhangi bir zarar görmemektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Köklü fidan: Hem boy olarak tüplü fidandan daha boyludur ve ortalama 0,80 ile 1,50 metre arasında boyu olduğu için ve yüksek yerler hariç bakımı da iyi olursa tüplü fidandan daha hızlı gelişim gösterdiği saptanmıştır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Soru: Fidanlardan kaç senede ürün alırız?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cevap:Bodur fidanlarda 2 yılda, yarı bodur ve normal fidanlarda genelde 4 yılın sonunda ürün almaya başlarsınız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Soru: Fidan dikimini nasıl yapmalıyız?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cevap: İzlemeniz gereken adımlar şunlardır:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Köklü fidan için:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1. Kuracağınız bahçenin projesini yaptırın ve fidanların dikim yerlerini kireç veya çubuk ile belirleyin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2.Çukurları en az 50-50 cm veya 90-90 cm açın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3.Çukurdan çıkan toprağı dışarıda bırakın. Yüzeyden yanmış toprağı %10 kestane veya eski hayvan gübresi karıştırılarak çukura tekrar doldurun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;4.Dikilecek fidanın kök ve tepe budamasını yapın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;5.Doldurduğunuz çukurdan fidanın kök çevresine göre kürek ile yer açın ve fidanı yerine koyun. Köklerini ört ve ayak tabanı ile iyice sıkıştırın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;6.Fidanın rüzgardan etkilenmemesi için çıta ile bağlayın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;7.Toprak kuru ise can suyu verin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tüplü fidan için:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1.Yukarıda yazılı olan 1,2,ve 3.maddelerin aynısını uygulayın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2.Doldurduğunuz çukurdan fidanın torbası büyüklüğünde yer açın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3.Torbadaki toprağı dağıtmadan poşeti keserek çıkartın ve fidanı yerine koyun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;4.(Çok önemli)Çevresindeki kalan boşluğu el ile doldurun ve eski kesinlikle toprağa sıkıştırmadan öylece bırakın.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8861323579517255404-1812104881906320296?l=bartintarim.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bartintarim.blogspot.com/feeds/1812104881906320296/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://bartintarim.blogspot.com/2009/12/ceviz-sk-sorulan-sorular.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8861323579517255404/posts/default/1812104881906320296'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8861323579517255404/posts/default/1812104881906320296'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bartintarim.blogspot.com/2009/12/ceviz-sk-sorulan-sorular.html' title='ceviz Sık Sorulan Sorular'/><author><name>kurt</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00313935282743465115</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8861323579517255404.post-6340408205326363559</id><published>2009-12-11T13:25:00.000-08:00</published><updated>2010-04-23T14:10:27.267-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='BARTIN FİDECİLİK'/><title type='text'>ceviz Fidan Gelir – Gider ve Maliyet Tablosu</title><content type='html'>Yıllara Göre Gelir                 Gider&lt;br /&gt;1. YIL        --------                    75  ytl Fidan Tutarı + 100ytl                                        ekim       vesulama maliyeti&lt;br /&gt;2. Yıl        ---------                   30 ytl sulama ve bakım&lt;br /&gt;3. yıl        ---------                   30 ytl sulama ve bakım&lt;br /&gt;4. yıl       150 kg x meyve = 800 YTL   50 ytl sulama ve bakım&lt;br /&gt;5. yıl       250kg x meyve = 2000YTL           60 ytl sulama ve bakım&lt;br /&gt;6 .yıl       300kg x meyve = 2400YTL           60ytl ilaçlama ve bakım&lt;br /&gt;7. yıl       450kg x meyve = 3600YTL           60ytl ilaçlama ve bakım&lt;br /&gt;8. yıl       550kg x meyve =4250 YTL           60 YTL ilaçlama ve bakım&lt;br /&gt;9.yıl       650kg x meyve = 5200YTL           80 YTL ilaçlama ve bakım&lt;br /&gt;10.yıl       750kg x meyve= 6000 YTL    80 YTL ilaçlama ve bakım&lt;br /&gt;11.yıl       850kg x meyve= 6800ytl           80 YTL ilaçlama ve bakım&lt;br /&gt;12.yıl      1 100kg x meyve = 8800 YTL   100 YTL ilaçlama ve bakım&lt;br /&gt;Toplam       YTL 39.850                  865 YTL&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8861323579517255404-6340408205326363559?l=bartintarim.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bartintarim.blogspot.com/feeds/6340408205326363559/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://bartintarim.blogspot.com/2009/12/ceviz-fidan-gelir-gider-ve-maliyet.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8861323579517255404/posts/default/6340408205326363559'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8861323579517255404/posts/default/6340408205326363559'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bartintarim.blogspot.com/2009/12/ceviz-fidan-gelir-gider-ve-maliyet.html' title='ceviz Fidan Gelir – Gider ve Maliyet Tablosu'/><author><name>kurt</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00313935282743465115</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8861323579517255404.post-2816336299939650693</id><published>2009-12-11T13:19:00.000-08:00</published><updated>2009-12-11T13:23:17.235-08:00</updated><title type='text'>CEVİZ DİKİM TEKNİĞİ ve BAKIMI</title><content type='html'>6.1. Bahçe Kurma&lt;br /&gt;Çok uzun yaşayan ve aşı ile çoğaltılması oldukça zor olan cevizde, bahçe kurmadan önce bölgenin ekolojik özelliklerinin iyi bilinmesi gereklidir. Ceviz kışları çok aşırı ve sürekli düşük sıcaklığın hakim olduğu bölgeler ile yazları çok aşırı sıcak olan yerlerde yetiştirilmemelidir.&lt;br /&gt;Cevizler derine inen güçlü bir kök sistemine sahip oldukları için toprak derinliğinin en az 2- 2.5 m olması ve geçirimsiz katmanların olmaması gerekir. Yetiştiricilik yapılacak bölgenin topraklarında fazla alkalilik ve tuzluluk sorunları bulunmamalıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;6.2. Çeşit seçimi&lt;br /&gt;Cevizlerde erkek ve dişi çiçeklerin farklı zamanlarda olgun hale gelme durumu yaygındır. Bu durumda erkek ve dişi çiçekleri aynı zamanda olgunlaşan homogam tip ve çeşitler yanında erkek çiçekleri önce olgunlaşan ve dişi çiçekleri önce olgunlaşan çeşitler bulunmaktadır. Bundan dolayı ceviz bahçesi kurarken mutlaka ya erkek ve dişi çiçekleri aynı zamanda olgunlaşan bir çeşit yada erkek ve dişi çiçeklerinin olgunlaşması aynı döneme gelen birden fazla çeşit ile karışık bir dikim tercih edilmelidir. &lt;br /&gt;Çok uzun yıllar meyvesinden, ağacın ömrü sonunda gövdesinden faydalanacağımız Aşılı Ceviz ağacının Bahçesini kurarken dikkatli olmalıyız. Aksi halde, başlangıçta yapılacak bir yanlışlığın zararı uzun yıllar çekilecektir.&lt;br /&gt;bahçe kurarken dikkat edilmesi gereken önemli hususların gözden geçirilmesinde fayda vardır: - Etrafı çıplak, bitki örtüsü bulunmayan (İç Anadolu ve Trakya) gibi yerlerde Aşılı Ceviz fidanları GİYDİRİLMELİDİR. Yani Aşılı Cevizlerin içine ve etrafına muhtelif meyveler dikilmeli, çok sert rüzgar olan yerlerde ise Rüzgar perdesi yapılmalıdır. Bu sayede gerek kışın soğuk sert rüzgarlarından, gerekse yazın sıcak ve yakıcı rüzgarlardan fidanlar korunmuş olur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Taban arazilerdeki kuru veya sulu dereler çok kıvrıntılı ve önlerinde hava akımını önleyen engeller varsa, bu gibi yerlerde kurulacak bahçeler tabandan yamaçlara doğru kaydırılmalıdır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Çeşit Seçimi; Bahçe Kurmada çok önemlidir. Her şeyi tam olarak yapmış olabilirsiniz, ama yanlış bir çeşit seçimi size hem zaman hem de para kaybına neden olur. Bu nedenle fidan seçerken hem fidanın sertifikalı olmasına dikkat etmelisiniz hem de fidanı aldığınız yere güvenmelisiniz. Bu nedenle fidanların SERTİFİKALI olmalarının yanında ADLARINA UYGUN olmaları da önemlidir. Ayrıca sertifikalı ve uygun çeşidin seçilmesi yanında bu fidanların yapılacak piketajlara göre dikilmesi de çok önemlidir. Birbirini tozlayan çeşitler piketaja göre dikilmezlerse verim düşük olur.&lt;br /&gt;UYARI ! &lt;br /&gt;- Bazen piyasaya ucuz fidanlar sunanlar olabilir. Bu durumda belgelerin incelenmesi yanında fidanın AŞILI olup olmadığı araştırılmalıdır. Aşılı gibi görünen fidanın aslında aşılı olmadığı maalesef yıllarca sonra anlaşılabilmektedir. Sahte fidana bir örnek verilecek olursa; aşı zamanı çöğürde aşı yapılacak yerdeki bir gözün etrafındaki kabuk bir bıçak ucuyla çizilir. Bir müddet sonra bu yabani fidan çizilen gözün üzerinden kesilir. Ertesi yıl bu yabani göz sürdürülerek aşılı bir fidan görüntüsü verilir. Bu şekilde büyütülerek satışa sunulan fidanın sahte olup olmadığı Laboratuar koşullarında bile zor anlaşılır. Bu nedenle Aşılı fidan alınan yerin güvenli olması çok önemlidir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Netice olarak BAHÇE KURMA'da dikkat edilecek hususlarla yapılacak işler zincirin birer halkası gibi olduğu unutulmamalıdır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;PROFİL AÇILMASI - TOPRAK ANALİZİ - ÇUKUR AÇILMASI&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ceviz, toprak istekleri bakımından seçici değildir. Kumlu-Çakıllı zayıf topraklarda rahatlıkla yetişebilir. Fazla su tutmayan gevşek ve süzek topraklardan hoşlanır&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;PROFİL AÇILMASI &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bazen toprağın üst görüntüsü yanıltabilir. Bunun için arazinin benzer yerlerinde arazi büyüklüğüne göre bir veya birkaç 120 cm. derinliğinde çukur açılır. Bu sayede toprak derinliği, toprağın yapısı, altta kayakilin bulunup bulunmadığı ve Taban Suyunun olup olmadığı gibi hususlar belirlenmiş olur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Ceviz, killi topraktan hoşlanmaz. Ancak kilin devamında altta kum-çakıl çıkıyorsa bir sakınca yoktur. &lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;TOPRAK ANALİZİ &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aynı çukurdan her 30 cm. de bir toprak örneği alınır. Örneklere numara verilerek ayrı torbalara konulur ve etiketlenerek analize gönderilir. Analizde, ceviz için önemli olan şu hususlar incelenir: &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Toprağın pH değerleri ölçülür. Bu değerlerin en ideali 6.5-7.5 arasıdır. Değerin düşük olması toprağın asidik olduğunu, yüksek olması ise toprağın alkali olduğunu gösterir. Ceviz, hafif alkali topraklardan zarar görmez.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Cevizin tuzlu topraklara karşı hassas olduğu bilinmelidir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ÇUKUR AÇILMASI &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Toprak tavındayken arazi sürülür ve tırmıklanır. 8x8 m. Aralık x mesafe ile çukur yerleri işaretlenir. Çukur açılmadan yüzeydeki toprak sıyrılıp dikimde kullanılmak üzere bir tarafa yığılır. En az 60x60 cm. boyutlarında açılacak çukurun üst kısmı kil topraksa ve altta kum çakıl tabakası varsa, bu tabakaya ulaşılıncaya kadar kazılır. Çukurdan çıkan toprak, daha önce yüzeyi sıyrılan alana saçılır. Standart dikim için en uygun aralık mesafe olan 8x8 m. esas alınırsa bu durumda dönüme (Da = 1000 m² ) 15 adet çukur kazılabilir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ÇEŞİT BELİRLEME: Bahçe kurulacak yerin yükseltisi (rakım), yönü (bakı) tespit edildikten sonra iklim verilerine göre ÇEŞİT belirlenir. &lt;br /&gt;PİKETAJ : Yöreye uygun çeşitler belirlendikten sonra eldeki fidan çeşidi sayısına göre piketaj yapılır. En uygun piketaj 7'ye 2 olanıdır. Her 7 sıraya en az 2 sıra veya her 7 fidana en az 2 çeşit tozlayıcı fidan seçilir. Şayet fidan sayıları eşitse sıra sayıları da eşit olabilir. Ancak sıra ya da fidan sayısı 7'yi geçmemeli 2' den de aşağı olmamalıdır. Standart dikimde en uygun Aralık x Mesafe 8x8 dir. Bu durumda dönüme (Da.=1000 m²) 15 adet fidan dikilebilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Not : 20 yıla ulaşmış ve 10x10 m. aralıkxmesafe ile kurulmuş A. Ceviz bahçelerinde, aradan bir ağacın çıkarılması gerektiğinde; iki ağaç arasındaki mesafe 20 m. olmaktadır. Bu çok açık bir mesafedir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ayrıca dönüme 5 ağaç fazla dikmekle % 50 fazla ürün alma şansı vardır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu iki gerekçeden dolayı aralıkxmesafenin 8x8 m. olması üzerinde durulması önemli bir husustur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ÇİT DİKİMİ &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Birim alana daha fazla fidan dikip kısa zamanda daha fazla ürün alma amacına yönelik çit dikiminde, sıra arası 7 m., fidana arası ise 3.5 m. olabilir. Bu durumda dönüme 40 fidan dikilir. Sıra arası mesafeyi daha çok budamayı yapacak olan makinenin genişliği belirler. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Çit dikiminde, budamaya uygun çeşitler seçilmelidir. &lt;br /&gt;- Çit dikiminde, sıra arasındaki boşluğa ve toprağa doğru dik giden dallardan yukarıya doğru yönlendirilemeyen dallarla tepe dalları çit şeklinde makine ile kesilmektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;6.3. Dikim&lt;br /&gt;Dikim aralıkları ekolojik ve bakım koşullarına göre değişirse de cevizlerde en ideal dikim aralıkları; 12 x 12 m, 10 x 10 m, 10 x 8 m veya 8 x 8 m&amp;#8217;dir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fidanların dikimleri dinlenme döneminde (yaprak dökümünden itibaren) yapılmaya başlanır ve gözler uyanıncaya kadar devam eder. Fidanların sökümü çok dikkatli bir şekilde yapılarak köklerin zarar görmemelerine özen gösterilmelidir. Dikim sırasında fidanlarda özellikle kök budaması yapılmalıdır. Dikim çukurları en az 60- 70 cm genişlikte ve 80- 100 cm derinlikte açılmalıdır. Fidanlar aşı noktaları toprak üstünde kalacak şekilde dikilmeli ve çukurlar bahçedeki üst toprak ile doldurulmalıdır. Dikimden hemen sonra fidanlara can suyu verilmelidir. Dikim yapıldıktan sonra, ilerideki kereste durumu da düşünülerek, fidan gövdeleri toprak yüzeyinden yaklaşık 1- 1.5 m yukarıdan kesilmeli ve taçlandırma budaması yapılmalıdır. Bundan sonra bölgedeki hakim rüzgarlar göz önünde tutularak fidanlar hereklere bağlanmalıdır. Yazları sıcak ve kurak olan bölgeler ile su kaynağı az olan yerlerde dikimden sonra su kaybını önlemek amacıyla yabancı ot veya hububat saplarıyla malçlama yapmak yerinde olur. &lt;br /&gt;6.4. Toprak işleme&lt;br /&gt;İlkbahar aylarında toprak tava geldiğinde derin bir sürüm yapılır. Bu dönemdeki toprak işleme toprağın havalandırılması yanında yabancı ot kontrolünün sağlanması bakımından da çok önemlidir. Yaz aylarında da duruma göre yabancı ot kontrolü bakımından toprak işleme yapılabilir. Sonbahar aylarında pullukla yapılacak sürüm, yağmur ve kar sularının toprağa işlemesi ve toprakta tutulması bakımından önemlidir. Toprak işlenirken köklerin yaralanmamasına özen gösterilmelidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;6.5. Sulama&lt;br /&gt;Ceviz ağaçları iri yapılı ve yaygın dallanma gösterdikleri için geniş bir yaprak yüzeyine sahiptirler. Bu nedenle terleme ile su kaybı fazla olan cevizlere yeterli suyun sağlanması çok önem kazanmaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cevizler için ilkbaharda gelişme, meyvelerin büyüme ve iç doldurma dönemlerindeki su gereksiniminin karşılanması çok önemlidir. Bu dönemlerdeki susuzluk durumları büyüme ve gelişmeyi yavaşlatacağı gibi meyvelerin içlerini yeterince dolduramamalarına neden olacağı için kalite ve verim düşüklükleri meydana gelir.&lt;br /&gt;Sulamada dikkat edilecek en önemli noktalardan biri de suyun etkili kök düzeyine ulaşmasının sağlanmasıdır. Cevizlerde ilk yıllarda, bölgenin ve su kaynağının durumu da göz önüne alınarak haftada 2 kez sulama yapmak gerekir. Sulama şekli olarak karık sulama, salma, damla ve alttan yağmurlama sulama sistemlerinden birisi tercih edilebilir. Cevizlerin sulanmasında kimyasal atıklar vb zararlı etmenlerle kirlenmemiş olan her türlü su kullanılabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;6.6. Gübreleme&lt;br /&gt;Ceviz, toprakta çok aşırı bir sorun yoksa, gübreleme bakımından çok duyarlı bir bitki değildir. Bununla birlikte, yapısından dolayı, en önemli bitki besin maddesi gereksinimi azot olabilir. Yapılacak toprak analizlerinin sonuçlarına göre toprakta eksik olan besin maddeleri belirli bir program içinde toprağa verilmelidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;6.7. Budama&lt;br /&gt;Ceviz ağaçları iri ve büyük taç oluştururlar. Ancak bu ağaçlar genelde çok fazla budama istemezler. Bununla birlikte kurumuş ve birbiri içine girmiş dalların çıkarılması ve ağaç tacının içerisine ışığın rahatlıkla girmesini sağlayacak şekilde yapılacak aralama budamaları yararlı olur. Cevizlerde şekil budaması olarak genelde doruk dallı budama sistemi uygulanmakla birlikte budamanın çeşidi ve miktarı, çevreye ve ağaçları yetiştirme amacına bağlı olarak da değişebilir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;FİDAN DİKİM TEKNİĞİ &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ceviz dikim aralığı, tercihe göre 8x8 ile 12x12 arasında olabilir. Fakat; boş alandan olabildiğince faydalanmak için; Aşağıdaki gibi 10x7 olacak şekilde dikilmesine tavsiye ederiz. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fidan çukurları en az 60 - 80 cm derinliğinde olmak üzere açılır. Çukur açılırken, üst yüzey toprağı bir kenarda toplanır. Bu toprak yaklaşık 1000-1500 gr toz organik gübre harman edilir. Harman edilen bu karışımın bir kısmı, çukurun en alt kısmını doldurulur. Daha sonda fidan poşetinin en alt kısmı, maket bıçağı ile bir kapak gibi kesilir ve çıkartılır. Altı kesilmiş olan poşet, çukuru ortalayacak şekilde konulup yine maket bıçağı ile alttan üste doğru boylu boyunca kesilir. Burada, dikkat edilecek husus, poşet kesimi sırasında köklere zarar vermemek ve poşet toprağını dağıtmamaktır. Poşet kesildikten sonra poşeti çıkarmadan, kalan harmanlanmış toprak ile etrafı yarıya kadar doldurulur. Daha sonra poşet yavaşça fidan toprağını dağıtmadan çekilir. Henüz çukur yarı yarıya dolu iken, yaklaşık bir teneke can suyu verilir. Sulamanın ardından, çukur toprakla tamamen doldurulur. Burada dikkat edilecek husus, fidan poşet yüzey seviyesi ile doldurulmuş çukurun yüzey seviyesinin aynı olmasıdır. Daha sonra yaklaşık bir metre çaplı yalak yapılır ve bir metre uzunluğunda rüzgar kazığı çakılarak fidana elastik bant ile bağlanır. Bundaki amaç; fidanın rüzgardan sallanarak köklerinin hava almasını engellemektir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;CEVİZ BAKIM PROGRAMI &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;OCAK-MAYIS&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;OCAK..... BİTKİ DİNLENME HALİNDEDİR. &lt;br /&gt;***********************************&lt;br /&gt;ŞUBAT.....BORDO BULAMACI (GÖZTAŞI) İLE İLAÇLAMA YAPILIR. (%2 'LİK ORANDA )&lt;br /&gt;UYGULAMA TARİHİ: 1. HAFTA İÇERİSİNDE&lt;br /&gt;Amaç: Bitki bünyesindeki mantari hastalıkların yok edilmesi ve yeni Sezonda mantari hastalıklara yakalanma riskini en aza indirmektir. Gözlerin UYANMAMIŞ olmasına özellikle dikkat edilmelidir.İlaçlamadan sonra 1 GÜN BOYUNCA YAĞMUR YAĞMAMASI GEREKİR. Aksi halde ilacın etkisi azalır ve tekrarı gerekir. &lt;br /&gt;*************************************** &lt;br /&gt;MART....... BİTKİ UYANMAYA HAZIRLANIR. &lt;br /&gt;*************************************** &lt;br /&gt;NİSAN....... BİTKİ KÖK ÇALIŞMALARINI HIZLANDIRIR VE UYANMAYA BAŞLAR. &lt;br /&gt;*************************************** &lt;br /&gt;MAYIS...... &lt;br /&gt;SULAMA PROGRAMINA BAŞLANIR VE ORGANİK TOZ &lt;br /&gt;GÜBRE ATILIR.&lt;br /&gt;Mayıs başında; Organik toz gübre, fidan başına en az 500 gr atılarak toprakla yüzeysel olarak karıştırılır. &lt;br /&gt;----------------------------------------&lt;br /&gt;1.HAFTA... SULAMA:........ Perşembe Günü- fidan başına 35 lt (damlama sisteminde 3 saatlik akış, 35 lt'ye tekamül eder.) &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;GÜBRELEME... Perşembe Günü- fidan başına 50 gr sıvı organik gübre (COMPLEX) ve 10 gr %51'lik potasyum ve fidan başına 1 gr köklendirici kullanılır. &lt;br /&gt;--------------------------------------- &lt;br /&gt;2.HAFTA... SULAMA:........ Perşembe Günü- - fidan başına 35 lt (damlama sisteminde 3 saatlik akış, 35 lt'ye tekamül eder.) &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;GÜBRELEME... Perşembe Günü- fidan başına 50 gr sıvı organik gübre (COMPLEX) ve 10 gr %51' lik potasyum. &lt;br /&gt;----------------------------------------- &lt;br /&gt;3.HAFTA... SULAMA:........ Perşembe Günü- - fidan başına 35 lt (damlama sisteminde 3 saatlik akış, 35 lt'ye tekamül eder.) &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;GÜBRELEME... Perşembe Günü- fidan başına 50 gr sıvı organik gübre (COMPLEX) ve 10 gr %51'lik potasyum. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;4.HAFTA... SULAMA:........ Perşembe Günü- - fidan başına 35 lt (damlama sisteminde 3 saatlik akış, 35 lt'ye tekamül eder.) &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;GÜBRELEME... Perşembe Günü- fidan başına 1 gr düşecek şekilde Boolteks tek başına kullanılır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gözleme bağlı olmak kaydıyla, yaprak bitleri gibi zararlılar için FOSFORİN gibi insektisit, kabarcık, karaleke, yaprak buruşması, gün yanığı gibi hastalıklar içinde EXPER TEAM gibi bakırlı ilaçlar ile kutu dozajında, sadece hasta olan fidanlara ilaçlama yapılır. Ayrıca, fidan yalağındaki yabancı ot mücadelesi sezon sonuna kadar takip edilir,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;CEVİZ BAKIM PROGRAMI HAZİRAN &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;HAZİRAN.. SULAMA PROGRAMINA DEVAM EDİLİR VE İLAÇLAMA YAPILIR. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1.HAFTA... SULAMA:........ Perşembe Günü- fidan başına 35 lt (damlama sisteminde 3 saatlik akış, 35 lt' ye tekamül eder.) &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;GÜBRELEME... Perşembe Günü- fidan başına 50 gr sıvı organik gübre (COMPLEX) ve 10 gr %51' lik potasyum ve fidan başına 1 gr köklendirici kullanılır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2.HAFTA... SULAMA:........ Perşembe Günü- - fidan başına 35 lt (damlama sisteminde 3 saatlik akış, 35 lt'ye tekamül eder.) &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;GÜBRELEME... Perşembe Günü- fidan başına 50 gr sıvı organik gübre (COMPLEX) ve 10 gr %51'lik potasyum. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3.HAFTA... SULAMA:........ Perşembe Günü- - fidan başına 35 lt (damlama sisteminde 3 saatlik akış, 35 lt'ye tekamül eder.) &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;GÜBRELEME... Perşembe Günü- fidan başına 50 gr sıvı organik gübre (COMPLEX) ve 10 gr %51'lik potasyum. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;4.HAFTA... SULAMA:........ Perşembe Günü- - fidan başına 35 lt (damlama sisteminde 3 saatlik akış, 35 lt'ye tekamül eder.) &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;GÜBRELEME... Perşembe Günü- fidan başına 1 gr düşecek şekilde Boolteks tek başına kullanılır. &lt;br /&gt;***************************************** &lt;br /&gt;Gözleme bağlı olmak kaydıyla, yaprak bitleri gibi zararlılar için FOSFORİN gibi insektisit, kabarcık, karaleke, yaprak buruşması, gün yanığı gibi hastalıklar içinde EXPER TEAM gibi bakırlı ilaçlar ile kutu dozajında, sadece hasta olan fidanlara ilaçlama yapılır. Ayrıca, fidan yalağındaki yabancı ot mücadelesi sezon sonuna kadar takip edilir. &lt;br /&gt; &lt;br /&gt;CEVİZ BAKIM PROGRAMI TEMMUZ&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;TEMMUZ... SULAMA PROGRAMINA DEVAM EDİLİR. &lt;br /&gt;(SULAMA HAFTADA İKİ GÜNE ÇIKARILIR.) &lt;br /&gt;1.HAFTA... SULAMA:........ Pazartesi-Perşembe Günü- fidan başına 35 lt (damlama sisteminde 3 saatlik akış, 35 lt'ye tekamül eder.) &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;GÜBRELEME... Perşembe Günü- fidan başına 50 gr sıvı organik gübre (COMPLEX) ve 10 gr %51'lik potasyum ve fidan başına 1 gr köklendirici kullanılır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2.HAFTA... SULAMA:........ Pazartesi-Perşembe Günü- - fidan başına 35 lt ( damlama sisteminde 3 saatlik akış, 35 lt'ye tekamül eder.) &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;GÜBRELEME... Pazartesi-Perşembe Günü- fidan başına 50 gr sıvı organik gübre (COMPLEX) ve 10 gr %51 'lik potasyum. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3.HAFTA... SULAMA:........ Pazartesi-Perşembe Günü- - fidan başına 35 lt ( damlama sisteminde 3 saatlik akış, 35 lt' ye tekamül eder.) &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;GÜBRELEME... Perşembe Günü- fidan başına 50 gr sıvı organik gübre (COMPLEX) ve 10 gr %51' lik potasyum. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;4.HAFTA... SULAMA:........ Pazartesi-Perşembe Günü- - fidan başına 35 lt ( damlama sisteminde 3 saatlik akış, 35 lt'ye tekamül eder.) &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;GÜBRELEME... Perşembe Günü- fidan başına 1 gr düşecek şekilde Boolteks tek başına kullanılır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İLAÇLAMA...... Perşembe Günü:Yapraktan, güneş yanığına karşı; 5 kg / 100 lt karışımında SURROUND WP, tüm ağaç yıkanacak şekilde verilir. (Meyveli ağaçlar için ) &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gözleme bağlı olmak kaydıyla, yaprak bitleri gibi zararlılar için FOSFORİN gibi insektisit, kabarcık, karaleke, yaprak buruşması, gün yanığı gibi hastalıklar içinde EXPER TEAM gibi bakırlı ilaçlar ile kutu dozajında, sadece hasta olan fidanlara ilaçlama yapılır. Ayrıca, fidan yalağındaki yabancı ot mücadelesi sezon sonuna kadar takip edilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;CEVİZ BAKIM PROGRAMI AĞUSTOS&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;AĞUSTOS. SULAMA PROGRAMINA DEVAM EDİLİR. (SIVI ORGANİK GÜBRE KULLANILMAZ.) &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1.HAFTA... SULAMA:........ Pazartesi-Perşembe Günü- fidan başına 35 lt (damlama sisteminde 3 saatlik akış, 35 lt'ye tekamül eder.) &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;GÜBRELEME... Perşembe Günü- 10 gr %51'lik potasyum fidan başına 1 gr köklendirici kullanılır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2.HAFTA... SULAMA:........ Pazartesi-Perşembe Günü- fidan başına 35 lt ( damlama sisteminde 3 saatlik akış, 35 lt'ye tekamül eder.) &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;GÜBRELEME... Perşembe Günü- 10 gr %51'lik potasyum Yapraktan fidan başına 2 gr GOLDEN-MIX verilir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İLAÇLAMA...... Perşembe Günü-Yapraktan, güneş yanığına karşı; 5 kg / 100 lt karışımında SURROUND WP, tüm ağaç yıkanacak şekilde verilir. ( Meyveli ağaçlar için ) &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3.HAFTA... SULAMA:........ Pazartesi-Perşembe Günü- -fidan başına 35 lt ( damlama sisteminde 3 saatlik akış, 35 lt'ye tekamül eder.) &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;GÜBRELEME... Perşembe Günü- 10 gr %51'lik potasyum &lt;br /&gt;4.HAFTA... SULAMA:........ Pazartesi-Perşembe Günü- fidan başına 35 lt ( damlama sisteminde 3 saatlik akış, 35 lt'ye tekamül eder.) &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;GÜBRELEME... Perşembe Günü- fidan başına 1 gr düşecek şekilde Boolteks tek başına kullanılır. Yapraktan, fidan başına 2 gr GOLDEN-MIX verilir &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gözleme bağlı olmak kaydıyla, yaprak bitleri gibi zararlılar için FOSFORİN gibi insektisit, kabarcık, karaleke, yaprak buruşması, gün yanığı gibi hastalıklar içinde EXPER TEAM gibi bakırlı ilaçlar ile kutu dozajında, sadece hasta olan fidanlara ilaçlama yapılır. Ayrıca, fidan yalağındaki yabancı ot mücadelesi sezon sonuna kadar takip edilir. &lt;br /&gt; &lt;br /&gt;CEVİZ BAKIM PROGRAMI EYLÜL&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;EYLÜL....... SULAMA PROGRAMI SONA ERER VE FASILALI SULAMA'YA GEÇİLİR &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1.HAFTA... SULAMA:........ SULAMA YAPILMAZ. &lt;br /&gt;GÜBRELEME... GÜBRELEME YAPILMAZ &lt;br /&gt;2.HAFTA... SULAMA:........ Perşembe Günü- fidan başına 35 lt ( damlama sisteminde 3 saatlik akış, 35 lt'ye tekamül eder.) &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;GÜBRELEME... Perşembe Günü- 10 gr %51'lik potasyum Yapraktan fidan başına 2 gr GOLDEN-MIX verilir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3.HAFTA... SULAMA:........ SULAMA YAPILMAZ. &lt;br /&gt;GÜBRELEME... GÜBRELEME YAPILMAZ. &lt;br /&gt;4.HAFTA... SULAMA:........ Pazartesi-Perşembe Günü- fidan başına 35 lt (damlama sisteminde 3 saatlik akış, 35 lt'ye tekamül eder.) &lt;br /&gt;GÜBRELEME... Perşembe Günü- 10 gr %51'lik potasyum Yapraktan fidan başına 2 gr GOLDEN-MIX verilir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gözleme bağlı olmak kaydıyla, yaprak bitleri gibi zararlılar için FOSFORİN gibi insektisit, kabarcık, karaleke, yaprak buruşması, gün yanığı gibi hastalıklar içinde EXPER TEAM gibi bakırlı ilaçlar ile kutu dozajında, sadece hasta olan fidanlara ilaçlama yapılır. Ayrıca, fidan yalağındaki yabancı ot mücadelesi sezon sonuna kadar takip edilir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;CEVİZ BAKIM PROGRAMI EKİM&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;CEVİZ BAKIM PROGRAMI &lt;br /&gt;EKİM......... FASILALI SULAMAYA DEVAM EDİLİR. &lt;br /&gt;1.HAFTA... SULAMA:........ SULAMA YAPILMAZ &lt;br /&gt;GÜBRELEME... Yapraktan, %14 lük BOR ile %19 luk ÇİNKO kutu dozajında karıştırılarak verilir &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2.HAFTA... SULAMA:........ Perşembe Günü- - fidan başına 35 lt (damlama sisteminde 3 saatlik akış, 35 lt'ye tekamül eder.) &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;GÜBRELEME... Perşembe Günü- 10 gr %51'lik potasyum &lt;br /&gt;3.HAFTA... SULAMA:........ SULAMA YAPILMAZ &lt;br /&gt;GÜBRELEME... Yapraktan, %14 lük BOR ile %19 luk ÇİNKO kutu dozajında karıştırılarak verilir &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;4.HAFTA... SULAMA:........ Perşembe Günü- - fidan başına 35 lt (damlama sisteminde 3 saatlik akış, 35 lt'ye tekamül eder.) &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;GÜBRELEME... Perşembe Günü- 10 gr %51'lik potasyum &lt;br /&gt;Gözleme bağlı olmak kaydıyla, yaprak bitleri gibi zararlılar için FOSFORİN gibi insektisit, kabarcık, karaleke, yaprak buruşması, gün yanığı gibi hastalıklar içinde EXPER TEAM gibi bakırlı ilaçlar ile kutu dozajında, sadece hasta olan fidanlara ilaçlama yapılır. Ayrıca, fidan yalağındaki yabancı ot mücadelesi sezon sonuna kadar takip edilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;CEVİZ BAKIM PROGRAMI KASIM-ARALIK&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;KASIM...... FASILALI SULAMA SONA ERER VE TOZ ORGANİK GÜBRE DAĞITIMI YAPILIR. &lt;br /&gt;Kasım başında; Organik toz gübre, fidan başına en az 500 gr atılarak toprakla yüzeysel olarak karıştırılır &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ARALIK..... ARAZİ TEMİZLİĞİ YAPILIR. &lt;br /&gt;Arazi içerisindeki dökülmüş yapraklar toplanarak yakılır. Böylece mantari hastalıkların ve zararlı böcek larva ve yumurtalarının yok edilmesini sağlanır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NOT: BAKIM PROGRAMINDA TAVSİYE EDİLEN GÜBRE MİKTARLARI HER YIL %10 ARTTIRILARAK UYGULANIR. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;YILLARA GÖRE SU İHTİYACI &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1.yıl 700 lt yani her sulamada her fidana 35 lt olmak üzere MAYIS-EYLÜL arası 20 kez sulama&lt;br /&gt;2.yıl 800 lt yani her sulamada her fidana 40 lt olmak üzere MAYIS-EYLÜL arası 20 kez sulama&lt;br /&gt;3.yıl 900 lt yani her sulamada her fidana 45 lt olmak üzere MAYIS-EYLÜL arası 20 kez sulama&lt;br /&gt;4.yıl 1000 lt yani her sulamada her fidana 50 lt olmak üzere MAYIS-EYLÜL arası 20 kez sulama&lt;br /&gt;5.yıl 1100 lt yani her sulamada her fidana 55 lt olmak üzere MAYIS-EYLÜL arası 20 kez sulama&lt;br /&gt;6.yıl 1200 lt yani her sulamada her fidana 60 lt olmak üzere MAYIS-EYLÜL arası 20 kez sulama&lt;br /&gt;7.yıl 1300 lt yani her sulamada her fidana 65 lt olmak üzere MAYIS-EYLÜL arası 20 kez sulama&lt;br /&gt;8.yıl 1400 lt yani her sulamada her fidana 70 lt olmak üzere MAYIS-EYLÜL arası 20 kez sulama&lt;br /&gt;9.yıl 1500 lt yani her sulamada her fidana 75 lt olmak üzere MAYIS-EYLÜL arası 20 kez sulama&lt;br /&gt;10.yıl 1600 lt yani her sulamada her fidana 80 lt olmak üzere MAYIS-EYLÜL arası 20 kez sulama&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;CEVİZ HASADI&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;CEVİZ KESİNLİKLE SIRIKLA VURULARAK DEĞİL SİLKELENEREK TOPLANMALIDIR. &lt;br /&gt;CEVİZLER TOPLANDIKTAN SONRA, YEŞİL KABUĞUNDAN AYRILIP YIKANMALIDIR. &lt;br /&gt;CEVİZLER YIKANDIKTAN SONRA GÖLGEDE HER GÜN KARIŞTIRILARAK KURUTULMALIDIR. &lt;br /&gt;CEVİZLER KURUTULDUKTAN SONRA FİLE ŞEKLİNDEKİ ÇUVALLARA KONULMALIDIR. &lt;br /&gt;CEVİZ ÇUVALLARI, KAPISI KUZEYE BAKAN VE HAVADAR OLAN KAPALI ALANLARDA MUHAFAZA EDİLMELİDİR. &lt;br /&gt;CEVİZLER, KIRILMADAN 1 GÜN ÖNCE ISLATILMALI, KIRILDIKTAN SONRA EN FAZLA 60 GÜN İÇİNDE TÜKETİLMELİDİR &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;HASAT ve SONRASI &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cevizlerde hasat, iç ceviz ve yeşil kabuğun olgunlaştığı dönem olarak kabul edilir. Kalin açıldığı ve sert kabuktan ayrıldığı dönem yeşil kabuğun olgunlaşma belirtileridir. İç cevizin olgunluk belirtisi ise; iç ceviz ile sert kabuk arasında bulunan paket dokusunun kahverengileşmeye başladığı dönemdir. Çoğunlukla yeşil kabuk, iç cevizden daha geç olgunlaşır. Hasadın iç ceviz olgunluk zamanında yapılması, bu dönemde iç cevizin açık renkli olması nedeniyle iç cevizin ticari değerini artıracaktır. Ancak yetiştirici eğer hasat yeşil kabuğun olgunlaşma zamanını beklerse çok önemi kalite kayıpları meydana gelebilmektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cevizlerde hasat zamanına iklimin önemli etkisi olabilmektedir. Serin iklime sahip bölgelerde iç ceviz olgunlaşma zamanı ile yeşil kabuk olgunlaşma zamanı genellikle aynı döneme rastlar. Yüksek nem yeşil kabuğun açılmasını hızlandırır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hasat zamanını etkileyen önemli bir faktörde yetiştiriciliği yapılan çeşittir. Örneğin hasadı zamanında ve doğru yapıldığında Chadler ve Serr gibi çeşitler açık renkli iç rengine sahiptirler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hasat edilen meyvelerin toplanması, yeşil kabuklarının ayrılması ve meyvelerin kurutulması vs. kalite kayıplarını önlemek açısından mümkün olduğu kadar çabuk olmalıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Güneş altında kalan meyvelerde, uzun süre yeşil kabuğu üzerinde kalan meyvelerde iç renginde bozulmalar görülür.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;7.2. Hasat Yöntemleri :&lt;br /&gt;Cevizlerde hasat elle ve mekanik yolla olmak üzere iki metotla yapılmaktadır. Türkiyede hasat sırıkla ağacın dövülmesi şeklinde yapılırken ceviz yetiştiriciliğinde söz sahibi ülkelerde mekanik yolla yapılmaktadır. Ağacı dövme şeklinde yapılan hasatta başta bir yıl sonraki yılda ürün verecek dallar olmak üzere önemli zararlanmalar meydana gelebilmektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mekanik yolla hasat; ağacın ana dallarının yada ağaç gövdesinin değişik sarsıcılar ile sarsmak ve meyvelerin ağaç üzerinden yere düşmesini sağlamak şeklinde yapılmaktadır. Bu amaçla değişik sarsıcılar (Kablolu sarsıcılar-Eksantrik sarsıcılar, Poner hareketli sarsıcılar, Pnömatik sarsıcılar vs.) kullanılmaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;7.3. Hasat Sonrası:&lt;br /&gt;Hasattan sonra kalite kayıplarını en aza indirmek amacıyla yeşil kabuk sert kabuktan kolayca ayrılmalı, yani meyveler hemen kavlatılmalıdır. Bazı yörelerimizde yeşil kabuğun yumuşaması ve kolay çıkması amacıyla üzerine naylon, kalın bez ve çuval gibi örtülerle örtülmesi önemli kalite kayıplarına neden olabilmektedir. Bazı ülkelerde kavlatma tamamen mekanik yolla yapılmaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Pazar değeri açısından için tüm olarak çıkması istenir. Hasadı yapılan meyveler eğer iç olarak pazarlanması söz konusu ise, cevizler daha kurumadan (nemli iken) kırılma işlemine tutulur. Böylece daha kolay bir şekilde için tüm olarak çıkması sağlanır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ülkemizde ceviz kırma işlemleri sergenler olarak adlandırılan yerlerde genelde kadınlar tarafından çekiçle vurarak kırmak şeklinde yapılmaktadır. Kırma işleminden sonra cevizler renklerine göre sınıflandırılıp paketleme işlemine tabi tutulur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;7.4. Kurutma:&lt;br /&gt;İç ceviz olarak değerlendirilmeyecek yani kabuklu olarak pazarlanacak meyveler kavlatma işleminden sonra hemen kurutulmalıdırlar. Kurutma işlemi cevizin depo ömrü bakımından çok önemlidir. Bunun için kabuklu ve iç cevizde bulunması gereken en yüksek nem oranları standartlarla belirlenmiştir. Örneğin T.S.E. ye göre kurutulmuş; kabuklu cevizlerde %8, iç cevizde ise %5 nem oranı istenir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ülkemizde genelde cevizler dışarıda gölgede kurutulmaktadır. Bazı yörelerimizde ise güneş altında 7- 10 gün bekletilerek kurutma yapılmaktadır. Bu da başta iç renginin koyulaşması gibi çeşitli kalite kayıplarına neden olmaktadır. Bu yüzden bu kurutma şekli yanlıştır. Eğer başka kurutma imkanı yoksa en azından kurutma dışarıda gölge ortamlarda yapılmalıdır. Yani meyveler direkt olarak güneş ışığı altında kurutulmamalıdır. Ancak dünya ceviz üretiminde söz sahibi ülkelerde kurutma tamamen mekanik yollarla yapılmaktadır. Mekanik yollarla yapılan kurutma işlemlerinde, genelde meyveler 30- 350C'de 24 saat bekletilmektedirler. Sıcaklığın 400 C'nin üzerine çıkışı iç kalitesi bakımından istenmez.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;7.5. Depolama ve Ambalajlama:&lt;br /&gt;Cevizler yüksek yağ içeriğine sahip meyve olduğu için uygun şartlarda depolanması başta iç meyvenin bünyesindeki yağ bozulmaları açısından önemlidir. Bu yüzden cevizler düşük sıcaklıklarda (0- 40C) ve kuru ortamlarda uzun süre saklanabilirler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ambalajlama bir ürünün pazarlanmasında çok önemli bir aşamadır. Bu yüzden ambalajların sağlıklı materyallerle usulüne uygun yapılması gerek kabuklu gerekse iç cevizin pazarlanması açısından tüketicileri cezbetmektedir. Büyük çuvallarla doldurulmuş karışık cevizlerle, hepsi aynı renkte küçük gramajlı ambalajlanmış cevizlerin albenisi arasında çok açık farklılık görülmektedir. Örneğin iç cevizlerin ışık geçirmeyen vakumlu plastik torbalarla yapılması ve etiketlenmesi tüketiciler açısından çok önemlidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hasat ve hasat sonrasındaki dönemlerde işlemlerin doğru yapılması üretici ve dolaysıyla da ülke cevizciliği için çok dikkat edilmesi gereken konuların biridir. &lt;br /&gt;KAYNAKLAR:KSÜ Ziraat Fakültesi,Çitçi Köşesi&lt;br /&gt;Yalova Tarımsal Araştırma Enstitüsü Sitesi&lt;br /&gt;Anonim,Çeşitli Yayınlar&lt;br /&gt;Derleyen:Hüsem ERKAYA&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8861323579517255404-2816336299939650693?l=bartintarim.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bartintarim.blogspot.com/feeds/2816336299939650693/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://bartintarim.blogspot.com/2009/12/ceviz-dikim-teknigi-ve-bakimi.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8861323579517255404/posts/default/2816336299939650693'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8861323579517255404/posts/default/2816336299939650693'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bartintarim.blogspot.com/2009/12/ceviz-dikim-teknigi-ve-bakimi.html' title='CEVİZ DİKİM TEKNİĞİ ve BAKIMI'/><author><name>kurt</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00313935282743465115</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8861323579517255404.post-4163857495285075383</id><published>2009-12-11T13:18:00.004-08:00</published><updated>2009-12-11T13:19:22.040-08:00</updated><title type='text'>ERİK YETİŞTİRİCİLİĞİ</title><content type='html'>ERİK YETİŞTİRİCİLİĞİ&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eriğin soğuk ılıman iklim bölgelerinde, hatta subtrobik iklim bölgelerinde (soğuklama ihtiyacı düşük bazı çeşitlerin) yetiştiği söylenebilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tür sayısının çok olması yanında ülkemizde farklı ekolojik bölgelerin sağladığı olanaklar sayesinde eriği 15 Nisan dan itibaren; 4-5 ay süre ile pazarda görmek mümkündür. Dünya erik üretiminde Türkiye 7. sıradadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ülkemizde erik ağaçlan genellikle diğer meyve ağaçları arasında karışık olarak bulunmaktadır. Özellikle karışık olan bahçelerde hastalık ve zararlılarla savaş, gübreleme gereği gibi yapılmamaktadır. Ancak son yıllarda Ege ve Akdeniz'in kıyı bölgelerinde turfanda yeşil konusu önem kazanmış, iç ve geçit bölgelerinde Avrupa ve Japon gurubu eriklerle, geççi; depolama imkanı olan ve kurutmalık özelliklerdeki çeşitlerle kapama bahçeler kurulmaya başlanmıştır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ERİK ÇEŞİTLERİ&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Papaz &lt;br /&gt;Santa Rosa &lt;br /&gt;Black Beauty &lt;br /&gt;Black Star &lt;br /&gt;Black Amber &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;         &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Black Diamond &lt;br /&gt;Wickson &lt;br /&gt;Stanley &lt;br /&gt;Angeleno &lt;br /&gt;Obilnaja &lt;br /&gt;          &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Formosa &lt;br /&gt;Friar &lt;br /&gt;Mürdüm &lt;br /&gt;Red Heart &lt;br /&gt;President &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İKLİM İSTEKLERİ&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Erik türlerinin iklim istekleri birbirinden farklıdır. Mevcut türler içerisinde değişik iklim koşullarına en iyi uyabilen P.cerasifera'dır. Avrupa grubu erikler (P.domestica) kışı nispeten soğuk geçen bölgelerde, Japon gurubu erikler (P.salinica) ise daha ılıman bölgeler iyi gelişme gösterirler. Japon gurubu eriklerin iç bölgelerde yetiştirilmesini kısıtlayan en önemli faktör; ilkbahar geç donlarıdır. İç ve geçit bölgelerde bu gurup erik yetiştirilmek istenirse, bölgedeki ilkbahar geç don tarihinin uzun yıllar ortalaması tespit edilip, don ihtimali olan günlerde dona karşı tedbir alınmalıdır (saman yakma, şişleme, hava akışı sağlama gibi).&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kış soğuklarına dayanıklı eriklerde soğuğa olan dayanıklılık, ilkbaharda havaların ısınmasıyla azalmaya başlar. Çiçeklenme devresinde duyarlılık iyice artar. Eriklerde kabaran tomurcukların -3.1 ile -1.1 °C ye; açmış çiçeklerin -2,2 ile 0.6 °C ye ; genç meyvelerin -1.1 ile -0.6 °C ye dayandığı bilinmektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kış dinlenme süresi bakımından Avrupa grubu erikler +7.2 °C'nin altında 1000 saatten fazla soğuklama süresi isterler. Japon grubu eriklerde ise bu süre 600 saat kadardır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;DÖLLENME BİYOLOJİSİ&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Erik çiçekleri o yılın sürgünleri veya yaşlı spurlar üzerindeki lateral (yan) tomurcuklarda oluşurlar. Oluşum zamanı, yaz sonu olmakla birlikte en erken 5 Temmuz ve en geç Eylül'dür. Her tomurcuktan 1 - 3 çiçek meydana gelir. Yaprak meydana gelmez.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;P.cerasifera çeşitlerinden bazıları kendine verimli olmasına karşın geneli kendine döllemez. Avrupa erikleri ise kendine verimlilik yönünden üç gruba ayrılmaktadır. P. domestica kültür çeşitlerinin bazıları kendine verimli, bazıları kısmen kendine verimli, diğerleri de kendine kısır çeşitlerdir. Kendine verimli çeşitlerin kendi çiçek tozu ile tozlanmaları durumunda meyve tutumu % 30' a kadar yükselmektedir. Kendine kısır çeşitler ise kendi çiçek tozlan ile tozlandıkları zaman meyve tutumu % 1.5 civarında olmaktadır. d'Agen, Reine Claude, German Prune gibi bazı çeşitler değişik yetiştirme bölgelerinde kendine verimlilik bakımından farklı durum göstermişlerdir.Japon erikleri arasında kendine verimli olanlar yoktur. Bunların bir kısmı kısmen kendine verimli, bir kısmı da kendine kısırdır. Kendine kısır olanların sayısı fazladır. Genellikle Avrupa erikleri ile Japon erikleri birbirine uyuşmazlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eriklerde morfolojik kısırlığa da rastlanmaktadır. Morfolojik kısırlık gösteren çeşitlerde dişi organ normal gelişmemekte, dumura uğramaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Erik bahçesi tesis edileceğinde dölleyici çeşide ihtiyaç varsa; aşağıda belirtilen dikim sistemlerinden birinin uygulanması gerekmektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şekil 1&lt;br /&gt;XX00XX00XX&lt;br /&gt;XX00XX00XX&lt;br /&gt;XX00XX00XX&lt;br /&gt;XX00XX00XX&lt;br /&gt;XX00XX00XX&lt;br /&gt;XX00XX00XX&lt;br /&gt; Şekil 2&lt;br /&gt;X0XX0XX0X&lt;br /&gt;X0XX0XX0X&lt;br /&gt;X0XX0XX0X&lt;br /&gt;X0XX0XX0X&lt;br /&gt;X0XX0XX0X&lt;br /&gt;X0XX0XX0X&lt;br /&gt; Şekil 3&lt;br /&gt;XXXXXXXXXX&lt;br /&gt;X0XX0XX0XX&lt;br /&gt;XXXXXXXXXX&lt;br /&gt;XXXXXXXXXX&lt;br /&gt;X0XX0XX0XX&lt;br /&gt;XXXXXXXXXX &lt;br /&gt;X: Ana çeşit      0: Tozlayıcı çeşit &lt;br /&gt;DİKİM ŞEKLİ VE ZAMANI&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kendine verimli çeşitlerle bahçe kurulacağı zaman, bahçede birkaç çeşidin yer alması isteniyorsa; her çeşit bir blok halinde bahçeye yerleştirilmelidir (Şekil 1). Kendine kısmen verimli veya kendine kısır çeşitlerle bahçe kurulacağı zaman; çeşitlerin birbirini tozlayacak şekilde dikilmesi zorunludur. Bahçe tesisi tozlayıcı oranı 1/9 oranında, her ana çeşit mutlaka tozlayıcı çeşidi görecek şekilde (Şekil 3) veya tozlayıcı çeşidinde pazar değeri yüksek ve yetiştirilmek isteniyorsa iki ana çeşit sırası arasına bir tozlatıcı çeşit olacak şekilde (Şekil 2) bahçe tesis edilmelidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;En uygun tozlayıcı çeşit seçilirken; çeşidin iyi özellikleri yanında çiçek açma zamanlarının birbirlerini tozlayacak şekilde çakışmasına, çiçek tozlarının yüksek çimlenme gücüne sahip olmasına ve karşılıklı tozlanma sonucu yüksek oranda meyve tutumu meydana getirecek çeşitlerin seçilmesine özen gösterilmelidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ayrıca bahçe kurulurken tek çeşit kapama bahçe yerine birden fazla çeşit kullanılması, meyve miktar ve kalitesini olumlu yönde etkilediğinden her zaman tercih edilmelidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kışı ılıman geçen ve en fazla yağışlı olmayan bölgelerde fidanlar Kasım-Aralık ayından itibaren dikilebilirler. Dikime ilkbahar gelişme devresinin başlamasına kadar devam edilebilir. Kışı yağışlı veya soğuk geçen bölgelerde ise dikim ilkbahar mevsiminin başında yapılır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;TOPRAK İŞLEME&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yağışlı bölgelerde çayır bitkileri kullanarak bahçelerde devamlı bir örtü bitkisi bulundurulur. Örtü bitkisi büyüyünce biçilir. Yağışı az bölgelerde, erik bahçeleri devamlı olarak temiz tutulmaya çalışılır. Böyle bölgelerde bahçeler sonbaharda sürülür. İlkbaharda toprak tava gelince Şubat sonu veya Mart içinde ikinci kez sürülür. Mayıs ayında yapılan üçüncü sürümden sonra sulama kanalları açılır. Ağaçların dipleri çapayla işlenir. Sulama nedeniyle yazın bahçeler otlanırsa sulama kanallarını bozmamak için toprağı sürmek yerine ot biçimi tercih edilmelidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Erik kökleri toprak yüzeyine yakın bir kısımda yayılmış olduğundan derin toprak işlemesinden kaçınılmalıdır. Bitkilerdeki gövde kalınlaşması yeterli seviyeye gelince çapa yerine yabancı ot ilaçlaması da tercih edilebilir. Yabancı ot ilaçlamasında dip sürgünlerinin temizlenmiş olmasına, gövde dokusunun yeşil kabuk dokusundan odun dokusuna dönmüş olmasına ve ilaç atımında doz ve kullanım kurallarına uyulmasına dikkat edilmelidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;SULAMA&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yıllık yağış miktarı 750 mm'yi geçen bölgelerde erikleri sulamadan da yetiştirilebilirler. Yağış miktarı bu rakamın altına düşen yerlerde sulamanın yapılması zorunludur. Erikler saçak köklü olduklarından ve kökler yüzeysel geliştiklerinden su istekleri derin köklü meyve türlerine göre daha fazladır. Mevcut türler arasında P.cerasifera türleri kuraklığı en fazla dayanır. Ege Bölgesi'nde erik bahçeleri Mayıs ayının ikinci yarısından itibaren sonbahar yağışlarına kadar geçen süre içinde 8-12 günde bir sulanır. Sulamada karık, çanak, tava yöntemi veya karık-çanak kombinasyonları gibi farklı teknikler kullanılabilir. Sulama sistemi toprağın özelliğine, su kaynağının zenginlik durumuna göre seçilir. Damlama sulama ve mini yağmurlama sistemleri de günümüzde uygulamaya girmiştir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;GÜBRELEME&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Erik ağaçlarına verilecek gübre miktarı, topraktaki besin maddeleri durumuna, toprağın tipine, ağaçların yaşına, alınan ürün miktarına, ekolojik bölgeye ve ağaçların gelişme durumuna göre değişir. Verilecek gübre miktarının yaprak ve toprak analizine göre belirlenmesi en uygun yöntemdir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Azotlu gübreler kış sonunda ilkbahar gelişmesi başlamadan önce verilmelidir. Erik ağaçlan azotun hem sülfat, hem de nitrat formuna cevap verirler. Gübreyi seçerken fiyat etmeni de gözönünde bulundurulmalıdır. Ancak pH'sı 6.5'un altında olan topraklarda amonyum sülfat kullanmaktan kaçınmak gerekir. Üre ise toprak pH'sı 5.0'in altında olan topraklarda kullanılmalıdır. Azotlu gübrenin Haziran ortasından sonra uygulanması önerilmez. Geç uygulamalar meyvede renk oluşmasını azaltır, sonbaharda sürgünlerin uzamasına neden olur ve kış soğuklarından zararlanmayı artırır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Genç ağaçlarda ağaç başına her yaş için 113-226 gr aktif azot uygulanır. Bu miktarlar arzu edilen büyüme durumuna göre azaltılıp çoğaltılabilir. Meyve veren ağaçlarda 8.5-11.2 kg/dekar aktif azot uygulaması önerilebilir.Fosforlu ve potaslı gübreler kış başında, meyve veren ağaçlarda sıralar arasına, genç ağaçlarda ise taç izdüşümleri çevresine gelecek şekilde verilmelidir.Kimyasal gübrelerin yanı sıra 2 yılda bir ağaç başına 50 kg iyi yanmış çiftlik gübresi (meyve veren ağaçlar için) verilmelidir. Ayrıca yeşil gübreleme yapılması yararlıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ANAÇLAR&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Anaç, kalem üzerine; ağaç şekli ve büyüklüğü, çeşitli toprak ve iklim şartlarına adaptasyonu, mahsüle yatma ve mahsül kalite ve kantitesi, çeşitli hastalık ve zararlılara dayanıklılık yönünden etki etmektedir. Meyve yetiştiriciliğinde kullanılan anaçlar üretilme şekline göre generatif ve vejetatif olarak iki grupta toplanır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Erikler için anaç olarak muhtelif erik türlerinin çöğür ve klon anaçtan ile şeftali, kayısı ve badem çöğür anaçları kullanılmaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Erik Çöğür Anaçları:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;P.ceresifera (myrobolan kiraz eriği): Kökeni Kafkasya ve bunun dolaylarındaki Asya ve Avrupa memleketleridir. Anadolu'da büyük bir form zenginliği gösterir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yurdumuzda ve Dünya'da geniş ölçüde kullanılan erik anacıdır. Özellikle Avrupa grubu (P.domestica) erik çeşitler için istenen anaç olmakla beraber, Japon grubu (P.salicina) erikler için de uygundur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ancak President, Kelsey gibi bazı çeşitlerin bu anaç ile tam uyum gösteremediği belirtilmektedir. P.ceresifera anaçları ABD ve Avrupa'da Myrobolan erikleri diye tanınmaktadır. Yurdumuzda ise can eriği olarak tanımlanmaktadır. Değişik toprak ve iklim şartlarına uyabilmektedir. Kök ur nematoduna hassas fakat kök boğazı çürüklüğüne mukavimdir. Hafif, kumlu topraklarda çok iyi gelişir. Kuvvetli bir anaç olup, bu anaç üzerine aşılı fidanlar 7x7 m gibi mesafelere dikilmelidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;P.persica(Şeftali): Kumsal, hafif ve fazla derin olmayan topraklarda eriğe anaç olarak kullanılmaktadır. Yan kuvvette ağaçlar oluşturur ve erkencilik sağlar. Nematodun sorun olduğu yerlerde tercih edilmelidir. Japon eriklerinin hemen hepsi ile iyi uyuşma gösterir, ancak Avrupa eriklerinin bazıları ile uyuşmazlık görülebilir. Eğer erik bahçesi daha önce şeftali bahçesi olarak kullanılmış bir arazide kurulacaksa şeftali anacı kullanılmamalıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;P.armeniaca (Kayısı): Nematodlu bölgelerde kumsal topraklar için kullanılabilecek bir anaçtır. Kültür çeşitleri ile uyuşması değişiktir. Japon erikleri ile Avrupa eriklerine nazaran iyi uyuşma gösterir. Bu anaç kullanılacağı zaman kalem anaç ilişkilerinin önceden bilinmesi gerekir. Kayısı anacı erik için ancak nematodun söz konusu olduğu durumlarda düşünülmelidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;P.amygdaus (Badem): Kumsal topraklarda erik yetiştiriciliği yapılacağı zaman bu anaçlar tercih edilir. French gibi bazı erik çeşitleri badem anacı üzerine başarılı bir şekilde yetiştirilmektedir.Tüm çeşitlerle iyi uyum sağlamayabilir. Badem üzerine aşılı erik çeşitleri erken meyveye yatar. Bol verimli yüksek kaliteli meyve veren ağaçlar oluştururlar. Meşe kök mantarı, vertisilyum solgunluğuna ve nematoda duyarlıdır. Bakteriyel kansere orta derecede dayanıklıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;P.salcia: Japon ve Avrupa grubu eriklerle uyuşur, bodur ağaçlar meydana getirir. Kumlu topraklara adapte olduğu için bu tür topraklarda bodur erik anacı olarak kullanılabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Erik Klon Anaçları&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Myrobolan B: Kireçli, ağır, drenajı kötü, hafif, kuvvetli ve zayıf vb. çeşitli topraklara iyi uyum sağlar, üretilmesi kolaydır. Kuvvetli ve verimli ağaçlar oluşturur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;R.C.d'Althan, Stanley, Prune Martin, R.C.Quillus çeşitleri ile uyuşmazlık gösterir. Nematot, bakteriyel kanser ve vertisulyuma duyarlı, kök boğazı çürüklüğüne orta derecede dayanıklıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Myrobolan GI.931-6: pH'sı yüksek topraklardaki yetiştiricilik için kullanılan bir anaçtır. Diğer anaçların iyi sonuç vermediği asitli topraklarda iyi sonuç vermektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Myrobolan 29-C: İlk yıllarda kökleri yüzeysel gelişir, sonraki yıllarda derinlere gider. Yan kuvvetli ağaçlar oluşturur. Nematoda dayanıklıdır. Kök boğazı çürüklüğü, vertisilyum ve bakteriyel kansere orta derecede duyarlıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Marianna: Prunus cerasifera ve Prunus munsoniana'nın tozlanması sonucu elde edilmiş ve vegetatif olarak üretilebilen bir anaçtır. Ağır ve çok rutubetli topraklarda kullanılabilir. Kök ur nematoduna bağışık olup, kök boğazı çürüklüğü ve kök kanserine dayanıklıdır. Avrupa ve Japon grubu erikleri ile uyuşmaktadır. Marianna anaçlarının değişik klonları vardır.&lt;br /&gt;• Marianna GF8-1: Kuvvetli ağaç oluşturur, vegetatif olarak üretilmesi kolaydır. Çok değişik topraklara rahatlıkla uyum sağlar. R.C.d'Alfhan çeşidi ile uyuşmamaktadır.&lt;br /&gt;• Marianna 2624 Klonu: Üretilmesi kolaydır. Değişik toprak tiplerine uyumu iyidir. Kökleri ilk yıllarda yüzeysel gelişir. Orta kuvvette ağaçlar oluşturur. Nematoda dayanıklı, kök boğazı çürüklüğüne ve vertisilyuma orta derecede dayanıklı, bakteriyel kansere ise çok duyarlıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Prunus domastica: Bu anaçlar İngiltere'de kullanılmaktadır. Bodurda kuvvetliye kadar değişik tipte konları vardır.&lt;br /&gt;• Brompton Klonu: Yarı kuvvetli ağaçlar oluşturur. Ağaçlar kaliteli ve bol meyve verirler. Kültür çeşitleri ile uyuşması iyidir. Vegetatif olarak üretilmesi zordur. Bu durumun hormonla ve sisteme ile düzeltilmesi halinde çok iyi bir anaçtır,&lt;br /&gt;• Common plum Klonu: Yarı bodur ağaçlar oluşturur. Daldırma ve odun çelikleri ile kolaylıkla üretilebilir. Her çeşitle uyuşması iyidir.&lt;br /&gt;• Brussel Klonu: Yan kuvvetli ağaç oluşturur. Üretimi ancak daldırma ile yapılabilmektedir. Hastalıklara duyarlıdır ve pek çok çeşit ile uyum göstermektedir. Günümüzde hemen hemen kullanılmamaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Prunus instita: Bu türün değişik klonları da eriğe anaç olarak kullanılmaktadır.&lt;br /&gt;• Common mussel Klonu: iyi toprakları sever ve kuvvetli ağaç oluşturan bir anaçtır. Odun ve kök çelikleri ile kolaylıkla üretilebilmektedir. Pek çok çeşit ile başlangıçta iyi bir uyuşma göstermesine rağmen ileriki yıllarda bazı çeşitlerle olan kombinasyonunda ağacın gelişmesi durmakta ve meyveler iyi gelişememektedir. Bazı çeşitlerle olan kombinasyonunda gözlenen bodurluk gerçek ve sağlıklı bir bodurluktan çok, fizyolojik zayıflık nedeni ile gelişme yetersizliğinden ileri gelen bodurluktur.&lt;br /&gt;• Black damas Klonu: Değişik toprak tiplerine kolaylıkla uyum sağlayabilen ve kuvvetli ağaç oluşturan bir anaçtır. Kültürel bir çeşidi ile uyuşması iyidir.&lt;br /&gt;• Sa/nf Julien A klonu; Bu anaç yarı bodur ve bol verimli ağaçlar oluşturur. Bu ağaçlar erken meyveye yatar. Değişik toprak tiplerine, özellikle kireçli topraklara uyumu çok iyidir. Bir çok çeşit ile uyuşması iyidir. Sıcak iklimlerde gelişmesi iyidir. Vegetatif olarak üretilmesi zordur.&lt;br /&gt;• Pixy: ingiltere'de East Mailing Araştırma istasyonu tarafından St. Julien d'Orieans klon populasyonu arasında bodur anaç olarak elde edilmiştir. Vegetatif olarak (odun çelikleri ile) üretilen bu anaç üzerine aşılı erik çeşitleri erken meyveye yatmakta, daha iri meyveli ve şeker oranı yüksek meyve oluşturmaktadır. Pixy, St Julien anacına göre % 30 oranında bodurluk sağlamaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;MEYVE SEYRELTMESİ&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Japon erikleri ile bazı can eriklerinde bir çiçek tomurcuğundan 1-3 çiçek meydana geldiğinden aşırı yüklenme olmaktadır. Seyreltme elle yada kimyasal maddelerle yapılır.Meyveleri küçük olduğundan elle seyreltme masraflıdır. Geç olgunlaşan çeşitlerde elle seyreltme Haziran dökümünden sonra uygulanır. Diğerlerinde ise genç meyve dökümü sona erince yapılmalıdır. Yeşil olarak tüketilen can erikleri de ağaçlardaki meyveler aralıklı olarak hasat edildiğinden her meyve toplama, seyreltme yerine geçer.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eriklerde kimyasal maddelerle seyreltme elmalardakî kadar başarılı olamamıştır. Kimyasal maddelerin bîr kısmı DNOC'li bileşiklerdir. Bu etkili maddeye sahip Elgetol, ağaçlara %70-80 çiçeklenme devresinde püskürtülür. Bundan başka bu amaçla kireç sülfür de denenmiştir. Bu kimyasal madde %6-7 konsantrasyonunda ve % 50-60 çiçeklenme safhasında ağaçlara atılır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;HASAT&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;En iyi toplama olgunluğu; meyvelerin ağaçta tam iriliklerini, renklerini aldıkları, tam tatlılaştıkları ve eti gevrek olduğu zamandır. Ana ağaç üzerinde olgunluğun bu kadar ilerlemesi yakın pazarlar için toplanacak meyvelerde söz konusudur. Uzak pazarlar için ise hasat daha erken yapılmalıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eriklerde hasat zamanı, üst ve zemin renkteki değişime meyve eti sertliğine, suda eriyen kuru madde miktarına bakılarak veya tam çiçekten hasada geçen süreye bakılarak tayin edilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kurutmalık erik meyveleri ise ağaçlar üzerinde aşın derecede olgunlaşıp bir miktar suyunu uçurup, buruştuktan sonra hasat edilirler. Buruşan eriklerin bir kısmı ağaçların dibine düşer. Bunlar yerlerden toplanır. Ağaçta kalan meyvelerde elle veya makine ile hasat edilirler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;DEPOLAMA&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Erikler en uygun 0°C veya -0.5 °C'de saklanırlar. Bu sıcaklık derecesinde Avrupa eriklerini 2-3 ay, Japon eriklerini de 3-4 ay saklamak mümkün olur. Düşük sıcaklık derecesinde iç kararması yapan erikleri kontrollü atmosfer koşullarında 4-8 °C'de yukarıda belirtilen sürelerde saklamak mümkündür.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8861323579517255404-4163857495285075383?l=bartintarim.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bartintarim.blogspot.com/feeds/4163857495285075383/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://bartintarim.blogspot.com/2009/12/erik-yetistiriciligi.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8861323579517255404/posts/default/4163857495285075383'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8861323579517255404/posts/default/4163857495285075383'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bartintarim.blogspot.com/2009/12/erik-yetistiriciligi.html' title='ERİK YETİŞTİRİCİLİĞİ'/><author><name>kurt</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00313935282743465115</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8861323579517255404.post-493269810721854258</id><published>2009-12-11T13:18:00.003-08:00</published><updated>2009-12-11T13:18:41.278-08:00</updated><title type='text'>ŞEFTALİ-NEKTARİN YETİŞTİRİCİLİĞİ</title><content type='html'>ŞEFTALİ-NEKTARİN YETİŞTİRİCİLİĞİ&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şeftali botanik adına bakılarak ana vatanının İran ve Kafkasya olduğu ileri sürülmekteydi. Fakat daha sonra yapılan çalışmalar şeftalinin ana vatanının Doğu Asya ve Çin olduğunu ortaya koymuştur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şeftali Çin'den Buhara ve Keşmir yoluyla İran'a gelmiş. Yunanlılar ve Romalılar MÖ 1000 yıllarında bu meyveyi tanımışlardır. Bugün Avrupa'nın İngiltere ve Kuzey memleketleri hariç her tarafında yetiştirilmektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Amerika'ya 16. Yüzyılda İspanyol gemiciler tarafından götürülmüştür. Amerika'nın hem güneyinde hem de kuzeyinde yetiştirilmektedir. Afrika'da son yıllarda şeftali yetiştiriciliği genişlemiş Avustralya ve Yeni Zelanda'da da en fazla yetiştirilen meyve türü olmuştur. Dünya üzerinde en büyük şeftali yetiştiricisi ülkeler sırasıyla; İtalya, ABD, Çin, Yunanistan, İspanya, Fransa, Rusya, Türkiye, Meksika ve Arjantin'dir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ülkemizin değişik ekolojilere sahip olması, erken verimlilik, taze tüketimin yanı sıra meyve suyu ve konserve olarak işlenebilmesi ara farım bitkisi olarak kullanılabilmesi, çeşitliliğin fazlalığı ve son yıllarda şeftalinin iyi pazar fiyatı oluşturması şeftali tarımını önemli bir hale getirmiştir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye'de; Doğu Anadolu'daki birkaç il dışında her yerde şeftali yetişebilmektedir. Şeftali yetiştiriciliğinin yapıldığı bölgeler içerisinde üretimin yansına yakını Marmara Bölgesinde yapılmaktadır.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ŞEFTALİ ÇEŞİTLERİ&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Spring Crest &lt;br /&gt;May Crest &lt;br /&gt;Rich May &lt;br /&gt;Françoise &lt;br /&gt;Early Red &lt;br /&gt;          &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cardinal &lt;br /&gt;Dixired &lt;br /&gt;Red Haven &lt;br /&gt;Glo Haven &lt;br /&gt;Elegant Lady &lt;br /&gt;          &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;J. H. Hale &lt;br /&gt;Crest Haven &lt;br /&gt;Monroe &lt;br /&gt;Early May Crest    &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ŞEFTALİNİN EKOLOJİK İSTEKLERİ&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İklim İstekleri:&lt;br /&gt;Şeftali değişik iklim şartlarına uyabilen meyve türlerinden biridir. Ekvatorun güney ve kuzeyinde 25-45 enlem dereceleri arasında yetiştiriciliği yapılabilmektedir. Şeftali yetiştiriciliğini sınırlayan faktörlerin başında düşük kış sıcaklıkları, çeşidin soğuklama ihtiyacı ve ilkbahar geç donları ile düşük yaz sıcaklıkları gelmektedir. Kış sıcaklığının -18°C ile -20 °C'ye düştüğü yerlerde gözler ve sürgünler donar, - 25°C'de ise ağaçlar donabilir. Bununla birlikte, oluşabilecek düşük sıcaklığın süresi donun olduğu dönemlerdeki ağacın fizyolojik durumu, havadaki nem miktarı gibi faktörlerde ağacın dondan etkilenmesinde önemli rol oynar. Redhaven çeşidi dona en fazla dayanan çeşit olup, bunu J.H.Hale ve Dixired çeşitleri izlemektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şeftali çeşitlerinin kış soğuklama istekleri 250 ile 1250 saat arasında değişmektedir. Çeşitler kış soğuklama ihtiyacını tamamlayamadığında ağaçlar çiçek tomurcuklarını ve çiçeklerini silker, ilkbaharda çiçeklenme gecikir ve düzensiz olur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şeftali, erken uyanan ve vejetasyonu erken başlayan bir bitkidir. Çiçekler açıldıktan sonra oluşabilecek bir don olayı, çiçekleri ve çiçek gözlerini dondururlar. Çiçek tomurcukları açılmadan önce -5 ve -6 °C de zarar gördükleri halde, açılma sonrasında -3 °C de donmaktadırlar. Küçük meyvelerde bu durumdan zarar görürler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yaz sıcaklığının düşük olması, meyve eti rengi başta olmak üzere diğer meyve kalite unsurlarını olumsuz yönde etkiler, meyve olumu gecikir. Ülkemizde şeftali yetiştiriciliğinin yapıldığı bölgelerde yaz sıcaklığı yönünden bir problem yoktur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Toprak İsteği:&lt;br /&gt;Şeftali için toprak isteği söz konusu olunca kullanılan anacın isteği göz önüne alınmalıdır. Şeftali şeftali çöğürü üzerinde süzek, kumlu, killi, tırılı, milli, çakıllı ve çabuk ısınan alüviyal toprakları sever. Toprak pH'sı 6-7 arasında olması gerekir. Kumlu topraklarda yeterli sulama ve iyi gübreleme ile şeftali yetiştirilebilir. Ağır, nemli ve soğuk olan killi topraklar şeftali yetiştiriciliği için uygun değildir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ŞEFTALİ ANAÇLARI&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tohum Anaçları: Tohumdan elde edilen anaçlardır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şeftali Çöğürü: Genellikle küçük çekirdekli yabani formlar mütecanis çöğür vermektedir. Alüvyonlu, süzek, sıcak topraklarda iyi gelişirler. Ağır ve kireçli topraklara ve nematodlara hassastırlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nemaguard: Kendine verimli ve nemaguard adı verilen ağaçlardan elde edilmişlerdir. Nematodlara (Melodogyne incognita agrita, M. javanica) dayanıklı, tüm çeşitlerle uyuşması (affinite) iyi, ancak kloroza karşı hassastırlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;GF 305: Fransa'da selekte edilmiştir. Kendine verimli olan bu anaç homojen çöğür vermektedir. Bütün şeftali çeşitleri ile affinitesi iyi olup, gelişmesi kuvvetlidir. Yaprak kıvırcıklığına (klok) dayanıklıdır, iyi drene edilmiş orta kuvvetteki topraklarda iyi gelişir, nematodlara mukavim olup, çimlenme oranı % 100 dür.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şeftali Yozları: Homojen çöğür vermeleri nedeniyle, Amerika'da: Halford, Rutgers Red Leaf, Lowel ve Elberta kültür çeşitleri anaç üretiminde kullanılmaktadır. Ancak bunlar ağır ve kireçli topraklarda yetişememekte ve nematoda dayanıksız bulunmaktadırlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Erik Çöğürü: Ağır, killi, taban suyu yüksek olan soğuk topraklarda kullanılırlar. Ancak, vegetatif faaliyet bunlarda erken sona erdiğinden, erik anaçlarına geç olgunlaşan şeftali çeşitleri aşılanmamalıdır. Erik anaçlarından en önemlileri: St. Julien çöğürleri, St julien Hybrit No 1, Myrobolan ve Damask çöğürleridir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Badem Çöğürü: Bu anaç, kireçli ve çakıllı topraklar (PH&gt;7) için uygundur. Şeftali çeşitleri ile affinitesi iyi değildir. Ağaçlar küçük ve verimsiz olup, kısa ömürlü olurlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kayısı Çöğürü: Bu anaç, kurak iklim bölgelerinde ve kurak toprak şartlarında kullanılır. Kök-ur nematodlarına dayanıklı olup, şeftali çeşitleri ile uyuşumu iyi değildir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Klon Anaçları: Şeftali yetiştiriciliğinde; badem x şeftali melezlemesinden elde edilen klon anaçları ile, erik klon anaçları da kullanılmaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Badem x Şeftali Melezleri&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;GF 677 Klonu: Çok kuvvetli olup, nematoda mukavimdir. % 12-13 aktif kireç bulunduran topraklarda kullanılabilir. Kuru, kireçli ve bilhassa yamaç araziler için uygundur. Yeşil çelik ve doku kültürü ile üretilirler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hansen 2168 ve Hansen 536 klonları: Bu anaçlarda Gal nematodlarına dayanıklı olup. Kuzey ve Güney Afrika'da şeftali yetiştiriciliğinde önemli bir yere sahiptir. Bu melezler daha çok yorgun topraklarda kullanılabilirler, İtalya'dan yayılmış olup, doku kültürü ile çoğaltılırlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Erik Klon Anaçları&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;GF 43: Kuvvetli büyüyen bu anaç, tüm şeftali çeşitleri ile iyi uyuşan, Avrupa tipi verimli bir eriktir. Organik maddece zengin, kumlu-killi karakterdeki kuvvetli topraklar için uygun olup, yorgun topraklara elverişli değildir. Çelikle ve doku kültürü ile çoğaltılırlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Damask 1869: İtalya'da şeftali üretiminde kullanılan bir erik klonudur. Kloroz görülen ağır topraklar için uygundur. Üzerine aşılı ağaçların tacında % 20 oranında küçültme yapar, erken ve çokça çiçeklenir. Ancak, çöğür anacına göre meyveler daha küçüktür ve daha kısa ömürlüdür. Nectarinler için uygun olmayıp, çelik ve doku kültürü ile çoğaltılırlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Damask 1869 ve çöğürden daha az verimli olup, bol dip sürgünü verir. Üzerine aşılı olan çeşitlerde meyve küçük olur. Nectarinlerle uyuşumu iyi olup, doku kültürü ile çoğaltılırlar.&lt;br /&gt;Tüm meyvelerde olduğu gibi, şeftalide de kendi tohum anacının üzerine aşılama yapıldığı taktirde; en iyi anaç kalem uyuşumu, mükemmel ağaç ve meyve gelişimi elde edilebilmekte ve standart özelliklerini gösterme noktasında en iyi sonuç alınabilmektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Genel bir kural olarak; zaruret olmadığı müddetçe yetiştiricilikte, o türe ait klon yada çöğür anacı dışında başka bir anaç kullanılmamalıdır&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ÇOĞALTILMASI&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;En uygun olan ve en çok kullanılan çoğaltma metodu, T durgun göz aşısı kullanarak gerçekleştirilen üretim metodudur. Yeşil çelik ve odun çeliği ile de üretilebilir ancak ekonomik değildir. Gerekli durumlarda kalem aşıları ve diğer üretim yöntemleri de kullanılabilmektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;DÖLLENME BİYOLOJİSİ&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şeftali ve nectarin çeşitleri genelde kendine verimlidirler. June Elberta, J.H.Hale, Late Crawfort ve Mikado çeşitleri kendine kısır olup, diğer çeşitlerden herhangi biri ile döllenebilir. Şeftalinin tozlanmasında birinci derecede arılar ve böcekler rol oynar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ŞEFTALİ BAHÇESİNDE UYGULANAN KÜLTÜREL VE TEKNİK İŞLEMLER&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bahçe Tesisi:&lt;br /&gt;Şeftali tüm gelişimini kısa sürede tamamlayan ve erken meyveye yatan bir bitkidir, iyi bakıma kolay cevap verir. Toprağının iyi işlenip, hazırlanması gerekir. Şeftali bahçelerinin dikimden önce derin ve yüzeysel sürülerek hazırlanmaları gerekir. Son sürümle beraber dekara 1-2 ton yanmış çiftlik gübresi verilmesi en uygunudur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şeftali ve nektarin bahçeleri genel olarak, 1 yaşlı fidanlarla kurulur. Fidan dikimi tercihen sonbaharda yapılır. Ancak kışı soğuk geçen yerlerde ilkbahar dikimi tavsiye edilir. Aşı bölgesi, toprak yüzeyinden 5-10 cm. yukarda kalacak şekilde dikim derinliği ayarlanır. Fidanların kökleri sokulurken hasar görmemeli koparılmamalı ve yaralanan kısımlar yara üzerinden kesilmelidir. Dikim aralığının belirlenmesinde; iklim, toprağın kuvveti, anaç, çeşidin büyüme gücü gibi faktörler dikkate alınmalıdır. Genel olarak dikim mesafesi 5x5, 5x4 m. verilmekte ise de, belirtilen faktörler ışığında bu aralığın belirlenmesi en uygun olanıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Budama:&lt;br /&gt;Şeftali ve nektarin ağaçları diğer meyve ağaçlarına göre daha fazla budama ister. Bunun nedeni meyvelerin 1 yıllık dallarda teşekkül etmesidir. Her yıl düzenli ürün alınabilmesi için, yeterli miktarda yıllık sürgün olmalıdır. Tüm meyvelerde olduğu gibi şeftalide de ilk yıldan itibaren uygun şekil verilmeli ve sonraki yıllarda da bu şekil korunmalıdır. Bu nedenle meyve ağaçlarına şekil vermeden önce yetiştirilmek istenen çeşidin, bazı fizyolojik özellikleri, yetiştirileceği ekolojik şartlar ve ekonomik kriterler de iyi incelenmelidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şekil Budaması:&lt;br /&gt;Meyve fidanlarına şekil verirken, beslenme fizyolojisi ile buna bağlı olarak tür ve çeşitlerin özel budama istekleri, özel dallanma şekilleri, budamaya karşı dal ve dalcıkların vereceği tepki gibi bilgiler ve çevresel ekolojik şartların iyi bilinmesi gereklidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kurak bölgelerde meyve ağaçlarına, iç kısımlarında nem tutacak yapay bir ortam oluşturmaya ve güneşin zararlı etkilerinden korumaya uygun (doruk dallı şekil gibi) kapalı şekillerin verilmesi gerekir. Aynı zamanda böyle yerlerde, topraktaki suyun kısa zamanda buharlaşmasını önlemek amacıyla tacın, toprağa yakın yani, gövdelerin bodur olması istenir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nemli bölgelerde ise, bu durumun tersi olması amaçlanır.Yani fidanlar iç kısımlarında fazla nem tutmayacak şekilde açık (goble gibi) ve aşırı toprak neminden zararlanmayacak şekilde de yüksek gövdeli olarak şekillendirilmelidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şeftali ve nektarin ağaçlarına goble, şapkalı goble. değişik doruk dallı ve palmet gibi şekiller verilmektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mahsul Budaması:&lt;br /&gt;Şeftalilerde meyveler buket dalları ve yıllık sürgünler üzerinde meydana gelir. Bu nedenle her yıl yeni sürgün teşekkülünün sağlanması gerektiği için sert budama uygulanır, iyi bir budama yapabilmek için dal çeşitlerinin ve üzerinde bulunan gözlerin (çiçek gözü. odun gözü) durumu dikkate alınmalıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Budama esnasında çiçek ve sürgün gözlerini karışık şekilde taşıyan dallar bırakılmalı, yalnız çiçek gözü taşıyan dallar kesilmelidir. Bırakılan meyve dallarında meyveyi taşıma ve geliştirme kapasiteleri göz önüne alınarak uç alma yapılmalıdır. Bu arada yaşlanmış, kırılmış, sağlıksız ve havalanmaya engel teşkil eden ve tacın şeklini bozan dallarda çıkarılır. Temel esas olarak: ağacın vejetatif gelişmesi ile meyve tutumu dengesi iyi kurulmalı ve korunmalıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sulama:&lt;br /&gt;Sert çekirdekli meyveler arasında en fazla su isteyen bitki şeftalidir. Meyvelerde çekirdek teşekkülünden sonra suya ihtiyaç vardır. Su ihtiyacı ise iklim ve toprak özelliklerine göre farklılık gösterirler. Meyvelerin olgunluk tarihinden 3-4 hafta evvel yapılan sulamalar, en güzel sonucu verirler. Meyvelerin büyüklük, lezzet ve renkleri mükemmel olur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Toprağın işlenen kısmından aşağı doğru 10 cm.lik kısmı kuruduğunda, sulama zamanı gelmiş demektir. Sulamanın bir defada bolca suyla yapılması en uygun sulama şeklidir. Günün sabah ve akşam saatlerinde sulama yapılması, hem ağacın faydalanması ve hem de su ekonomisinin sağlanması yönünden önemlidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gübreleme:&lt;br /&gt;Şeftali ağaçları çabuk gelişen ve çok verimli ağaçlardır. Çabuk gelişme ve yüksek verimde iyi bir beslenmeyi gerektirir. Aksi halde ağaçlarda gelişme yavaşlar ve durur. Bu bahçelerde: çiftlik gübresi ve yeşil gübrelerle birlikte ticari gübrelerde kullanılmalıdır. Gübreleme oranı; ağacın yaşı, verim durumu, topraktaki besin maddeleri miktarı ve ekoloji île yakından ilgilidir. Bu nedenle yapılacak yaprak ve toprak analizleri doğrultusunda kimyasal gübreleme yapılmalıdır. Bu şekilde en ekonomik ve en uygun gübreleme yapılmış olacaktır. Gübrelemenin ağaçtaki ve üründeki başarısı, budama ve meyve seyreltmesinin iyi olmasına bağlıdır. Genel olarak, 2-3 yılda bir dekara 1-2 ton yanmış çiftlik gübresi uygulaması idealdir. Verilemediği zamanlarda da uygun bir yeşil gübre bitkisi ekilerek, toprağa karıştırılabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Meyve seyreltme: Şeftali ağaçlarında genellikle meyve tutumu fazladır. Bu meyveler olgunluğa kadar ağaçta kalırsa irileşmez, dal kırılmaları, sürgünlerin yeteri kadar pişkinleşmemesi nedeniyle, kış aylarında don zararı ve gelecek yıl meyve miktarında azalmalar görülür. Meyvelerin gerçek iriliğine ulaşabilmesi, albenisinin artması ve ağaç dengesinin korunabilmesi için meyve seyreltmesi yapılmalıdır. Meyve seyreltmesi iki şekilde yapılabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kimyasal maddelerle seyreltme:&lt;br /&gt;Üretim alanının çok geniş olduğu ve işgücü giderlerinin yüksek olduğu yer ve zamanlarda meyve seyreltmesi için kimyasallar kullanılır. Bu kimyasallardan Sevin, DNOC, NAA ve Ethephon en çok uygulananlardır.Bu seyreltme şeklinde seyreltme oranı; uygulama zamanı.püskürtme dozajı.ortam sıcaklığı ve çiçek yoğunluğu gibi faktörlere bağlıdır. Araştırma kuruluşlarında yapılan denemelerde; Selinon Povvders, 100 İt suya 60-100 gr dozajında çiçekler % 80-85 açtığında kullanılmıştır. Bu kimyasal çiçeklerin stil tepesini yakmak suretiyle seyreltme yapar, ilaçlamadan sonra yağış ve sıcaklığın düşmesi yada yükselmesi yakıcı etkiyi arttırır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yine Gibberellik Asitin 150 ppm lik konsantrasyonlarının bir yıl önceden (Temmuz- Ağustos dönemi) ağaçlara pülverizasyonu ile de seyreltme gerçekleştirilebilmekte ancak bu metodun seyreltme oranı tespit edilememektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;El İle Seyreltme:&lt;br /&gt;En sağlıklı ve eskiden beri kullanılan en garantili yoldur. Seyreltme meyve çekirdekleri sertleşmeden çağla döneminde yapılmalıdır. Seyreltme her 15-20 cm de bir meyve ve her meyveye 40-60 yaprak düşecek şekilde gerçekleştirilmelidir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8861323579517255404-493269810721854258?l=bartintarim.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bartintarim.blogspot.com/feeds/493269810721854258/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://bartintarim.blogspot.com/2009/12/seftali-nektarin-yetistiriciligi_11.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8861323579517255404/posts/default/493269810721854258'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8861323579517255404/posts/default/493269810721854258'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bartintarim.blogspot.com/2009/12/seftali-nektarin-yetistiriciligi_11.html' title='ŞEFTALİ-NEKTARİN YETİŞTİRİCİLİĞİ'/><author><name>kurt</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00313935282743465115</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8861323579517255404.post-8846872548346081925</id><published>2009-12-11T13:18:00.001-08:00</published><updated>2009-12-11T13:18:40.826-08:00</updated><title type='text'>ŞEFTALİ-NEKTARİN YETİŞTİRİCİLİĞİ</title><content type='html'>ŞEFTALİ-NEKTARİN YETİŞTİRİCİLİĞİ&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şeftali botanik adına bakılarak ana vatanının İran ve Kafkasya olduğu ileri sürülmekteydi. Fakat daha sonra yapılan çalışmalar şeftalinin ana vatanının Doğu Asya ve Çin olduğunu ortaya koymuştur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şeftali Çin'den Buhara ve Keşmir yoluyla İran'a gelmiş. Yunanlılar ve Romalılar MÖ 1000 yıllarında bu meyveyi tanımışlardır. Bugün Avrupa'nın İngiltere ve Kuzey memleketleri hariç her tarafında yetiştirilmektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Amerika'ya 16. Yüzyılda İspanyol gemiciler tarafından götürülmüştür. Amerika'nın hem güneyinde hem de kuzeyinde yetiştirilmektedir. Afrika'da son yıllarda şeftali yetiştiriciliği genişlemiş Avustralya ve Yeni Zelanda'da da en fazla yetiştirilen meyve türü olmuştur. Dünya üzerinde en büyük şeftali yetiştiricisi ülkeler sırasıyla; İtalya, ABD, Çin, Yunanistan, İspanya, Fransa, Rusya, Türkiye, Meksika ve Arjantin'dir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ülkemizin değişik ekolojilere sahip olması, erken verimlilik, taze tüketimin yanı sıra meyve suyu ve konserve olarak işlenebilmesi ara farım bitkisi olarak kullanılabilmesi, çeşitliliğin fazlalığı ve son yıllarda şeftalinin iyi pazar fiyatı oluşturması şeftali tarımını önemli bir hale getirmiştir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye'de; Doğu Anadolu'daki birkaç il dışında her yerde şeftali yetişebilmektedir. Şeftali yetiştiriciliğinin yapıldığı bölgeler içerisinde üretimin yansına yakını Marmara Bölgesinde yapılmaktadır.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ŞEFTALİ ÇEŞİTLERİ&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Spring Crest &lt;br /&gt;May Crest &lt;br /&gt;Rich May &lt;br /&gt;Françoise &lt;br /&gt;Early Red &lt;br /&gt;          &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cardinal &lt;br /&gt;Dixired &lt;br /&gt;Red Haven &lt;br /&gt;Glo Haven &lt;br /&gt;Elegant Lady &lt;br /&gt;          &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;J. H. Hale &lt;br /&gt;Crest Haven &lt;br /&gt;Monroe &lt;br /&gt;Early May Crest    &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ŞEFTALİNİN EKOLOJİK İSTEKLERİ&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İklim İstekleri:&lt;br /&gt;Şeftali değişik iklim şartlarına uyabilen meyve türlerinden biridir. Ekvatorun güney ve kuzeyinde 25-45 enlem dereceleri arasında yetiştiriciliği yapılabilmektedir. Şeftali yetiştiriciliğini sınırlayan faktörlerin başında düşük kış sıcaklıkları, çeşidin soğuklama ihtiyacı ve ilkbahar geç donları ile düşük yaz sıcaklıkları gelmektedir. Kış sıcaklığının -18°C ile -20 °C'ye düştüğü yerlerde gözler ve sürgünler donar, - 25°C'de ise ağaçlar donabilir. Bununla birlikte, oluşabilecek düşük sıcaklığın süresi donun olduğu dönemlerdeki ağacın fizyolojik durumu, havadaki nem miktarı gibi faktörlerde ağacın dondan etkilenmesinde önemli rol oynar. Redhaven çeşidi dona en fazla dayanan çeşit olup, bunu J.H.Hale ve Dixired çeşitleri izlemektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şeftali çeşitlerinin kış soğuklama istekleri 250 ile 1250 saat arasında değişmektedir. Çeşitler kış soğuklama ihtiyacını tamamlayamadığında ağaçlar çiçek tomurcuklarını ve çiçeklerini silker, ilkbaharda çiçeklenme gecikir ve düzensiz olur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şeftali, erken uyanan ve vejetasyonu erken başlayan bir bitkidir. Çiçekler açıldıktan sonra oluşabilecek bir don olayı, çiçekleri ve çiçek gözlerini dondururlar. Çiçek tomurcukları açılmadan önce -5 ve -6 °C de zarar gördükleri halde, açılma sonrasında -3 °C de donmaktadırlar. Küçük meyvelerde bu durumdan zarar görürler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yaz sıcaklığının düşük olması, meyve eti rengi başta olmak üzere diğer meyve kalite unsurlarını olumsuz yönde etkiler, meyve olumu gecikir. Ülkemizde şeftali yetiştiriciliğinin yapıldığı bölgelerde yaz sıcaklığı yönünden bir problem yoktur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Toprak İsteği:&lt;br /&gt;Şeftali için toprak isteği söz konusu olunca kullanılan anacın isteği göz önüne alınmalıdır. Şeftali şeftali çöğürü üzerinde süzek, kumlu, killi, tırılı, milli, çakıllı ve çabuk ısınan alüviyal toprakları sever. Toprak pH'sı 6-7 arasında olması gerekir. Kumlu topraklarda yeterli sulama ve iyi gübreleme ile şeftali yetiştirilebilir. Ağır, nemli ve soğuk olan killi topraklar şeftali yetiştiriciliği için uygun değildir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ŞEFTALİ ANAÇLARI&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tohum Anaçları: Tohumdan elde edilen anaçlardır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şeftali Çöğürü: Genellikle küçük çekirdekli yabani formlar mütecanis çöğür vermektedir. Alüvyonlu, süzek, sıcak topraklarda iyi gelişirler. Ağır ve kireçli topraklara ve nematodlara hassastırlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nemaguard: Kendine verimli ve nemaguard adı verilen ağaçlardan elde edilmişlerdir. Nematodlara (Melodogyne incognita agrita, M. javanica) dayanıklı, tüm çeşitlerle uyuşması (affinite) iyi, ancak kloroza karşı hassastırlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;GF 305: Fransa'da selekte edilmiştir. Kendine verimli olan bu anaç homojen çöğür vermektedir. Bütün şeftali çeşitleri ile affinitesi iyi olup, gelişmesi kuvvetlidir. Yaprak kıvırcıklığına (klok) dayanıklıdır, iyi drene edilmiş orta kuvvetteki topraklarda iyi gelişir, nematodlara mukavim olup, çimlenme oranı % 100 dür.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şeftali Yozları: Homojen çöğür vermeleri nedeniyle, Amerika'da: Halford, Rutgers Red Leaf, Lowel ve Elberta kültür çeşitleri anaç üretiminde kullanılmaktadır. Ancak bunlar ağır ve kireçli topraklarda yetişememekte ve nematoda dayanıksız bulunmaktadırlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Erik Çöğürü: Ağır, killi, taban suyu yüksek olan soğuk topraklarda kullanılırlar. Ancak, vegetatif faaliyet bunlarda erken sona erdiğinden, erik anaçlarına geç olgunlaşan şeftali çeşitleri aşılanmamalıdır. Erik anaçlarından en önemlileri: St. Julien çöğürleri, St julien Hybrit No 1, Myrobolan ve Damask çöğürleridir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Badem Çöğürü: Bu anaç, kireçli ve çakıllı topraklar (PH&gt;7) için uygundur. Şeftali çeşitleri ile affinitesi iyi değildir. Ağaçlar küçük ve verimsiz olup, kısa ömürlü olurlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kayısı Çöğürü: Bu anaç, kurak iklim bölgelerinde ve kurak toprak şartlarında kullanılır. Kök-ur nematodlarına dayanıklı olup, şeftali çeşitleri ile uyuşumu iyi değildir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Klon Anaçları: Şeftali yetiştiriciliğinde; badem x şeftali melezlemesinden elde edilen klon anaçları ile, erik klon anaçları da kullanılmaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Badem x Şeftali Melezleri&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;GF 677 Klonu: Çok kuvvetli olup, nematoda mukavimdir. % 12-13 aktif kireç bulunduran topraklarda kullanılabilir. Kuru, kireçli ve bilhassa yamaç araziler için uygundur. Yeşil çelik ve doku kültürü ile üretilirler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hansen 2168 ve Hansen 536 klonları: Bu anaçlarda Gal nematodlarına dayanıklı olup. Kuzey ve Güney Afrika'da şeftali yetiştiriciliğinde önemli bir yere sahiptir. Bu melezler daha çok yorgun topraklarda kullanılabilirler, İtalya'dan yayılmış olup, doku kültürü ile çoğaltılırlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Erik Klon Anaçları&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;GF 43: Kuvvetli büyüyen bu anaç, tüm şeftali çeşitleri ile iyi uyuşan, Avrupa tipi verimli bir eriktir. Organik maddece zengin, kumlu-killi karakterdeki kuvvetli topraklar için uygun olup, yorgun topraklara elverişli değildir. Çelikle ve doku kültürü ile çoğaltılırlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Damask 1869: İtalya'da şeftali üretiminde kullanılan bir erik klonudur. Kloroz görülen ağır topraklar için uygundur. Üzerine aşılı ağaçların tacında % 20 oranında küçültme yapar, erken ve çokça çiçeklenir. Ancak, çöğür anacına göre meyveler daha küçüktür ve daha kısa ömürlüdür. Nectarinler için uygun olmayıp, çelik ve doku kültürü ile çoğaltılırlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Damask 1869 ve çöğürden daha az verimli olup, bol dip sürgünü verir. Üzerine aşılı olan çeşitlerde meyve küçük olur. Nectarinlerle uyuşumu iyi olup, doku kültürü ile çoğaltılırlar.&lt;br /&gt;Tüm meyvelerde olduğu gibi, şeftalide de kendi tohum anacının üzerine aşılama yapıldığı taktirde; en iyi anaç kalem uyuşumu, mükemmel ağaç ve meyve gelişimi elde edilebilmekte ve standart özelliklerini gösterme noktasında en iyi sonuç alınabilmektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Genel bir kural olarak; zaruret olmadığı müddetçe yetiştiricilikte, o türe ait klon yada çöğür anacı dışında başka bir anaç kullanılmamalıdır&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ÇOĞALTILMASI&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;En uygun olan ve en çok kullanılan çoğaltma metodu, T durgun göz aşısı kullanarak gerçekleştirilen üretim metodudur. Yeşil çelik ve odun çeliği ile de üretilebilir ancak ekonomik değildir. Gerekli durumlarda kalem aşıları ve diğer üretim yöntemleri de kullanılabilmektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;DÖLLENME BİYOLOJİSİ&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şeftali ve nectarin çeşitleri genelde kendine verimlidirler. June Elberta, J.H.Hale, Late Crawfort ve Mikado çeşitleri kendine kısır olup, diğer çeşitlerden herhangi biri ile döllenebilir. Şeftalinin tozlanmasında birinci derecede arılar ve böcekler rol oynar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ŞEFTALİ BAHÇESİNDE UYGULANAN KÜLTÜREL VE TEKNİK İŞLEMLER&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bahçe Tesisi:&lt;br /&gt;Şeftali tüm gelişimini kısa sürede tamamlayan ve erken meyveye yatan bir bitkidir, iyi bakıma kolay cevap verir. Toprağının iyi işlenip, hazırlanması gerekir. Şeftali bahçelerinin dikimden önce derin ve yüzeysel sürülerek hazırlanmaları gerekir. Son sürümle beraber dekara 1-2 ton yanmış çiftlik gübresi verilmesi en uygunudur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şeftali ve nektarin bahçeleri genel olarak, 1 yaşlı fidanlarla kurulur. Fidan dikimi tercihen sonbaharda yapılır. Ancak kışı soğuk geçen yerlerde ilkbahar dikimi tavsiye edilir. Aşı bölgesi, toprak yüzeyinden 5-10 cm. yukarda kalacak şekilde dikim derinliği ayarlanır. Fidanların kökleri sokulurken hasar görmemeli koparılmamalı ve yaralanan kısımlar yara üzerinden kesilmelidir. Dikim aralığının belirlenmesinde; iklim, toprağın kuvveti, anaç, çeşidin büyüme gücü gibi faktörler dikkate alınmalıdır. Genel olarak dikim mesafesi 5x5, 5x4 m. verilmekte ise de, belirtilen faktörler ışığında bu aralığın belirlenmesi en uygun olanıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Budama:&lt;br /&gt;Şeftali ve nektarin ağaçları diğer meyve ağaçlarına göre daha fazla budama ister. Bunun nedeni meyvelerin 1 yıllık dallarda teşekkül etmesidir. Her yıl düzenli ürün alınabilmesi için, yeterli miktarda yıllık sürgün olmalıdır. Tüm meyvelerde olduğu gibi şeftalide de ilk yıldan itibaren uygun şekil verilmeli ve sonraki yıllarda da bu şekil korunmalıdır. Bu nedenle meyve ağaçlarına şekil vermeden önce yetiştirilmek istenen çeşidin, bazı fizyolojik özellikleri, yetiştirileceği ekolojik şartlar ve ekonomik kriterler de iyi incelenmelidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şekil Budaması:&lt;br /&gt;Meyve fidanlarına şekil verirken, beslenme fizyolojisi ile buna bağlı olarak tür ve çeşitlerin özel budama istekleri, özel dallanma şekilleri, budamaya karşı dal ve dalcıkların vereceği tepki gibi bilgiler ve çevresel ekolojik şartların iyi bilinmesi gereklidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kurak bölgelerde meyve ağaçlarına, iç kısımlarında nem tutacak yapay bir ortam oluşturmaya ve güneşin zararlı etkilerinden korumaya uygun (doruk dallı şekil gibi) kapalı şekillerin verilmesi gerekir. Aynı zamanda böyle yerlerde, topraktaki suyun kısa zamanda buharlaşmasını önlemek amacıyla tacın, toprağa yakın yani, gövdelerin bodur olması istenir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nemli bölgelerde ise, bu durumun tersi olması amaçlanır.Yani fidanlar iç kısımlarında fazla nem tutmayacak şekilde açık (goble gibi) ve aşırı toprak neminden zararlanmayacak şekilde de yüksek gövdeli olarak şekillendirilmelidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şeftali ve nektarin ağaçlarına goble, şapkalı goble. değişik doruk dallı ve palmet gibi şekiller verilmektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mahsul Budaması:&lt;br /&gt;Şeftalilerde meyveler buket dalları ve yıllık sürgünler üzerinde meydana gelir. Bu nedenle her yıl yeni sürgün teşekkülünün sağlanması gerektiği için sert budama uygulanır, iyi bir budama yapabilmek için dal çeşitlerinin ve üzerinde bulunan gözlerin (çiçek gözü. odun gözü) durumu dikkate alınmalıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Budama esnasında çiçek ve sürgün gözlerini karışık şekilde taşıyan dallar bırakılmalı, yalnız çiçek gözü taşıyan dallar kesilmelidir. Bırakılan meyve dallarında meyveyi taşıma ve geliştirme kapasiteleri göz önüne alınarak uç alma yapılmalıdır. Bu arada yaşlanmış, kırılmış, sağlıksız ve havalanmaya engel teşkil eden ve tacın şeklini bozan dallarda çıkarılır. Temel esas olarak: ağacın vejetatif gelişmesi ile meyve tutumu dengesi iyi kurulmalı ve korunmalıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sulama:&lt;br /&gt;Sert çekirdekli meyveler arasında en fazla su isteyen bitki şeftalidir. Meyvelerde çekirdek teşekkülünden sonra suya ihtiyaç vardır. Su ihtiyacı ise iklim ve toprak özelliklerine göre farklılık gösterirler. Meyvelerin olgunluk tarihinden 3-4 hafta evvel yapılan sulamalar, en güzel sonucu verirler. Meyvelerin büyüklük, lezzet ve renkleri mükemmel olur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Toprağın işlenen kısmından aşağı doğru 10 cm.lik kısmı kuruduğunda, sulama zamanı gelmiş demektir. Sulamanın bir defada bolca suyla yapılması en uygun sulama şeklidir. Günün sabah ve akşam saatlerinde sulama yapılması, hem ağacın faydalanması ve hem de su ekonomisinin sağlanması yönünden önemlidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gübreleme:&lt;br /&gt;Şeftali ağaçları çabuk gelişen ve çok verimli ağaçlardır. Çabuk gelişme ve yüksek verimde iyi bir beslenmeyi gerektirir. Aksi halde ağaçlarda gelişme yavaşlar ve durur. Bu bahçelerde: çiftlik gübresi ve yeşil gübrelerle birlikte ticari gübrelerde kullanılmalıdır. Gübreleme oranı; ağacın yaşı, verim durumu, topraktaki besin maddeleri miktarı ve ekoloji île yakından ilgilidir. Bu nedenle yapılacak yaprak ve toprak analizleri doğrultusunda kimyasal gübreleme yapılmalıdır. Bu şekilde en ekonomik ve en uygun gübreleme yapılmış olacaktır. Gübrelemenin ağaçtaki ve üründeki başarısı, budama ve meyve seyreltmesinin iyi olmasına bağlıdır. Genel olarak, 2-3 yılda bir dekara 1-2 ton yanmış çiftlik gübresi uygulaması idealdir. Verilemediği zamanlarda da uygun bir yeşil gübre bitkisi ekilerek, toprağa karıştırılabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Meyve seyreltme: Şeftali ağaçlarında genellikle meyve tutumu fazladır. Bu meyveler olgunluğa kadar ağaçta kalırsa irileşmez, dal kırılmaları, sürgünlerin yeteri kadar pişkinleşmemesi nedeniyle, kış aylarında don zararı ve gelecek yıl meyve miktarında azalmalar görülür. Meyvelerin gerçek iriliğine ulaşabilmesi, albenisinin artması ve ağaç dengesinin korunabilmesi için meyve seyreltmesi yapılmalıdır. Meyve seyreltmesi iki şekilde yapılabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kimyasal maddelerle seyreltme:&lt;br /&gt;Üretim alanının çok geniş olduğu ve işgücü giderlerinin yüksek olduğu yer ve zamanlarda meyve seyreltmesi için kimyasallar kullanılır. Bu kimyasallardan Sevin, DNOC, NAA ve Ethephon en çok uygulananlardır.Bu seyreltme şeklinde seyreltme oranı; uygulama zamanı.püskürtme dozajı.ortam sıcaklığı ve çiçek yoğunluğu gibi faktörlere bağlıdır. Araştırma kuruluşlarında yapılan denemelerde; Selinon Povvders, 100 İt suya 60-100 gr dozajında çiçekler % 80-85 açtığında kullanılmıştır. Bu kimyasal çiçeklerin stil tepesini yakmak suretiyle seyreltme yapar, ilaçlamadan sonra yağış ve sıcaklığın düşmesi yada yükselmesi yakıcı etkiyi arttırır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yine Gibberellik Asitin 150 ppm lik konsantrasyonlarının bir yıl önceden (Temmuz- Ağustos dönemi) ağaçlara pülverizasyonu ile de seyreltme gerçekleştirilebilmekte ancak bu metodun seyreltme oranı tespit edilememektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;El İle Seyreltme:&lt;br /&gt;En sağlıklı ve eskiden beri kullanılan en garantili yoldur. Seyreltme meyve çekirdekleri sertleşmeden çağla döneminde yapılmalıdır. Seyreltme her 15-20 cm de bir meyve ve her meyveye 40-60 yaprak düşecek şekilde gerçekleştirilmelidir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8861323579517255404-8846872548346081925?l=bartintarim.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bartintarim.blogspot.com/feeds/8846872548346081925/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://bartintarim.blogspot.com/2009/12/seftali-nektarin-yetistiriciligi.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8861323579517255404/posts/default/8846872548346081925'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8861323579517255404/posts/default/8846872548346081925'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bartintarim.blogspot.com/2009/12/seftali-nektarin-yetistiriciligi.html' title='ŞEFTALİ-NEKTARİN YETİŞTİRİCİLİĞİ'/><author><name>kurt</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00313935282743465115</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8861323579517255404.post-6048013207068572704</id><published>2009-12-11T13:16:00.000-08:00</published><updated>2009-12-11T13:17:46.539-08:00</updated><title type='text'>KİRAZ YETİŞTİRİCİLİĞİ</title><content type='html'>KİRAZ YETİŞTİRİCİLİĞİ&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Anadolu bir meyve türlerinde olduğu gibi kirazın da en eski kültürünün yapıldığı bir yerdir. Yapılan çalışmalarla kirazın gen merkezinin Transkafkasya, Küçük Asya civarı ve İran olduğu belirlenmiştir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yabani kirazların yoğun olarak bulunduğu Hazar denizi ile Karadeniz arasındaki bölgenin kirazın Anavatanı olduğu kabul edilmektedir. Memleketimizde de Kuzey Anadolu Dağları ve Doğu Toroslar'da yabani tiplere bol miktarda rastlanmaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dünyada geniş bir yayılmaya sahip olmakla beraber ticari üretimi bazı ülkelerde yoğunlaşmıştır. A.B.D, Türkiye, Almanya, İtalya, Fransa, Bağımsız Devletler Topluluğunun Avrupa kısmı önemli üretici ülkelerdir. Ülkemiz iklim şartlarına bağlı olarak A.B.D.'den sonra: genellikle ikinci sırada yer almaktadır. Üretim miktarı bakımından dünyada ikinci durumda olmamıza rağmen, üretim kalitesi ve ihracat miktarı bakımından durumumuz istenilen düzeyin  altındadır.&lt;br /&gt;KİRAZ ÇEŞİTLERİ&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;0900 Ziraat &lt;br /&gt;Lambert &lt;br /&gt;Beyaz Kiraz &lt;br /&gt;Merton Late    &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;BAHÇE KURULMASI &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kiraz yetiştiriciliğinde problemlerin büyük kısmı henüz bahçe kurulurken yapılan hatalara dayanmaktadır. Tek çeşitle bahçe kurulması, genellikle derin dikim verim ve ağaç sağlığını etkilemektedir. Kiraz bahçesi kuruluş aşamasında iyi bir planlama yapılmalı ve ilk yıllarda gerekli kültürel tedbirler ihmal edilmemelidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ülkemizde genellikle eski bahçeler tek çeşitle kurulmuştur. Tek çeşitle bahçe kurulması yetersiz döllenme ve/veya hiç döllenmemeye sebep olmaktadır. Hasada yakın dönemde dolu veya yağmur yağışları olursa üreticiler büyük zarar görmektedir. Bu yüzden hiçbir yetiştirici tek çeşitle kiraz bahçesi kurmamalıdır. Her bahçede en azından 4-5 çeşit yer almalı; bu çeşitlerde birbiri ile uyuşur (birbirini döller) çeşitler olmalıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ÇEŞİT SEÇİMİ ve DÖLLENME&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kiraz bahçesi kurulurken çeşit seçimine dikkat edilmelidir. Bahçe tek bir çeşitle tesis edilmemeli, tozlayıcı çeşitlerle beraber kurulmalıdır.Tozlayıcı çeşitlerin çiçeklenme zamanlarının ana çeşidin çiçeklenme dönemiyle çakışmasına dikkat edilmelidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kiraz çeşitlerinin çoğu kendine kısırdır. Kendine kısırlığın yanı sıra bir de grup uyuşmazlığı söz konusudur. Birkaç çeşit hariç kirazlar kendi kendini dölleyemezler. Dölleyîci çeşit yoksa genellikle her 100 çiçekten 3-5'i meyveye dönüşür. Ekonomik anlamda her 100 çiçeğin 25'inin meyve bağlaması yeterli görülebilir. % 25-40 iyi verim; % 40'dan fazla meyve bağlaması ise mükemmeldir. Uygun şartlarda meyve tutumu % 70-80 olabilmektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dölleyici çeşit seçimi için bazı standart ölçülere uyulması gerekir. Bu ölçüler şöyle sıralanabilir;&lt;br /&gt;• Dölleyici çeşit de iyi bilinen standart bir çeşit olmalıdır.&lt;br /&gt;• Dölleyici çeşit bilimsel çalışmalarla belirlenmiş, ispatlanmış bir çeşit olmalıdır.&lt;br /&gt;• Dölleyici çeşitlerin de ekonomik değeri olmalıdır.&lt;br /&gt;• Dölleyici çeşit bölge şartlarına uygun olmalıdır ( Pazar istekleri.yağmur durumu vs.)&lt;br /&gt;• Bu teknik özelliklerin yanı sıra dölleyici çeşitler çiftçi tarafından sevilen ve benimsenen çeşitler olmalıdır. Ağaç sayısı bakımından genel bir oran olarak dölleyîci sayısı 1 /9 şeklinde düşünülebilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;TİCARİ KİRAZ BAHÇESİ KURMAK İÇİN YER SEÇİMİ&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yer ve Yöney:&lt;br /&gt;Rakımın 1000 m veya daha yüksek olduğu arazilerde güneye bakan yamaçlarda uyanma erken olacağı için;geç ilkbahar donlarından zararlanma görülebilir. Don tabanı oluşturan, etrafı tepelerle çevrili çukur ve taban yerler de uygun değildir. Su tutma kapasitesi yüksek, ağır ve taban yerler de kirazın gençlik kısırlığı dönemini kısalttığı gibi ömrünü de kısaltır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ağır ve taban yerlerdense, meyilli ve yamaç yerler daha uygundur. Hafif meyilli, hava akımının tatlı bir şekilde olduğu.şiddetli rüzgarlara açık olmayan yerler kirazlar için uygundur. Çiftçi hafif meyilli bir araziye sahipse ve birkaç türle bahçe kurmayı düşünüyorsa, drenajı daha iyi olan meyilli yerlere kirazları dikmelidir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İklim:&lt;br /&gt;Kiraz tam anlamıyla bir ılıman iklim meyvesidir. Yüksek yaz sıcaklarından hoşlanmadığı gibi düşük kış soğuklarından da zarar görür. Aşırı yaz sıcakları genel anlamda bitki gelişimini yavaşlatır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Su sıkıntısı olan yerlerde meyve kalitesini düşürür. Bazı çeşitlerde çift pistil (ikiz meyve) oluşumunu artırarak pazar değerini düşürür.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Düşük sıcaklık zararlanmaları birkaç yönüyle önemlidir. Don derinliğinin fazla işlediği larda doğrudan köklerin donması, dal birleşme noktalarında zararlanma, çiçek gözleri veya çiçeklerin donması, gövde yanma ve yarılmaları belli başlı iklim zararlanmalarıdır. Doğrudan köklerin donması ile dal birleşme noktalarının zararlanması ender rastlanabilecek bir durum ise de bölgenin uzun yıllar ortalamalarına göre minimum sıcaklıklarının bilinmesi riski önleme bakımından önemlidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gelişmiş ülkelerde ve büyük bahçelerde don riski otomatik olarak çalışan rüzgar pervaneleri, sisleyici ve dumanlayıcılarla kontrol edilmektedir. Genellikle çiçeklenme dönemindeki don olayı açık ve rüzgarsız gecelerde olacağı için, bazı korunma tedbirleri uygulanabilir. Bahçenin değişik yerlerinde önceden hazırlanan yanık yağ emdirilmiş sap-saman artıkları veya talaş, lastik gibi şeylerin don beklentisi olan gecelerde yakılması bir dereceye kadar korunma sağlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kış mevsimi içerisinde - 20 derece; kışın hemen başı ile sonuna doğru ise - 15 derece ekstrem (tehlikeli) dereceler sayılabilir. Bu derecelerin altındaki soğuklar ağaçlara da zarar verirler. Tomurcuk patlamasından sonraki dönemlerde -5 derecenin iki saat sürmesinin bütün çeşitlerde ekonomik zarar yapacağı beklenilmelidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yağışlar:&lt;br /&gt;Teorik olarak 600 mm.den daha fazla yağış alan yerlerde kiraz yetiştiriciliği yapılabilir olarak kabul edilmişse de.dışsatıma yönelik kaliteli kiraz yetiştiriciliğinde bu ölçü pek bir şey ifade etmez. Kiraz yetiştiriciliğinde yağışın toplam miktarından ziyade .dağılımı önemlidir. Bu yüzden kaliteli kiraz üretimi için sulama gereklidir. Çünkü kalite unsurlarının geliştiği dönem ülkemiz genelinde yağışsız bir dönemdir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Ben" düşme döneminden önceki yağışlar olumlu etki yaparlar. Çiçeklenme dönemi ite hasada yakın dönemlerdeki yağışların etkisi ise olumsuzdur. Sulanmadan yapılan yetiştiricilikte, meyve tutumundan itibaren "ben" dönemine kadar ki yağış miktarı . ile.hasattan sonraki yağış miktarları önem taşır. Kış süresince meydana gelen bol yağışlar kirazın kritik dönemleri için pek anlam ifade etmez. "Ben" döneminden önceki yağışlar o yılın meyve kalitesine; hasattan sonraki yağışlar ise gelecek yılın meyve gözlerinin gelişimine katkıda bulunur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kirazlar  yönünden seçicidir, iyi drene edilmiş, derin, verimli, havadar, organik madde yönünden zengin lar isterler. Nehir ve çay kenarlarındaki alüvyal lar ile, dağ ve tepe yamaçlarının eteklerindeki yumuşak ve derin lar kiraz yetiştirmeye uygundur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Anaç seçimi İdris veya kuşkirazı anaçlı fidan seçimi gündeme geldiğinde genellikle taban ve sulu yerlere kuşkirazı anaçlı fidan önerilir. Toprağa uygun anaç seçimi bakımından, taşlı-kumlu lar ile suyun kısıtlı olduğu veya sulama suyunun bulunmadığı yerlerde idris anacı kullanılabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bahçenin Planlanması:&lt;br /&gt;Kültürel işlemlerin kolay ve rahat yapılabilmesi, ağaçların güneş ve tan eşit yararlanması amacıyla, ağaçlar belli bir düzende dikilirler. Arazinin şekli, eldeki alet- ekipman, toprağın yapısı, ara tanmına ihtiyaç olup olmadığı gibi hususlar göz önünde bulundurularak; dikdörtgen, kare, satranç, üçgen dikim şekillerinden birisine karar verilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dikim:&lt;br /&gt;Dikim tahtası kullanılarak yapılmalıdır. Dikimden önce, fidanın kökündeki söküm yaraları sağlam yerlerine kadar kesilerek temizlenir. Saçak köklerin de uzun tasımlan kesilerek kısaltılır. Kök tuvaleti ( kök budaması) yapılmadan fidan dikilmemelidir. Aşı noktası dikim tahtasının hemen üstünde olmalıdır. Kökler hafifçe toprağa bastırılır. Üst tan atılarak fidanın kökü kapatılır. Kökler kapandığında  çiğnenerek sıkıştırılır. Tekrar  doldurularak düzlenir ve hafifçe sıkıştırılır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dikimden sonra can suyu verilmesi tutma miktarına  etkilidir. Bu yüzden imkan varsa mutlaka can suyu verilmelidir. Can suyu vermekle la köklerin teması sağlanmış olur. Böylece kökler uygun  ısısı bulur bulmaz çalışmaya başlarlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Rüzgarın etkili olduğu yerlerde fidanlar için koruyucu herek dikimi önerilebilir. Şiddetli yağış ve rüzgarlardan sonra^ bahçenin gezilerek kontrol edilmesi, eğilen veya kımıldayan fidanların yeniden düzeltilerek sıkıştırılması gerekebilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;BAHÇENİN BAKIMI&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; İşleme:&lt;br /&gt; işleme genel olarak, toprağın havalandırılması,yabancı ot mücadelesi, gübrelerin toprağa karıştırılması, nemin muhafaza edilmesi, kış yağışlarının faydasını artırmak, sulamadan sonra kaymak tabakasını kırmak, bazı zararlılarla mücadeleye yardımcı olmak amacıyla yapılan bir işlemdir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; işlemeli sistemde, sonbaharda yaprak dökümünden sonra bahçe pullukla sürülür. Bu sürümde amaç derin sürüm değil; yüzlek sürüm olmalıdır. Yaprak artıklarını toprağa karıştırmak ve kiraz sineği larvalarını öldürmek amacıyla önerilir bir işlemedir, işleme derinliği 10-12 cm'yi geçmemelidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gübreleme:&lt;br /&gt;Gübreleme; genel olarak eksikliği duyulan bitki besin elementlerinin bitkilere verilmesidir. Tanımdan da anlaşılacağı gibi sadece  uygulamaları değil.yapraktan yapılacak uygulamalar da gübrelemedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gübrelemenin istenilen etkiyi göstermesi için, bazı kurallara uyulması gerekir:&lt;br /&gt;• Kullanılacak gübre amaca uygun olmalıdır&lt;br /&gt;• Bitkinin ihtiyacı kadar gübre verilmelidir.&lt;br /&gt;• Gübre usulüne uygun verilmelidir.&lt;br /&gt;• Gübre uygun zamanda verilmelidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kirazlarda kimyasal gübreleme titizlik isteyen bir konudur.  ve yaprak analizleriyle beraber, çiftçinin gözlemleri de önemlidir. Sadece bitki gelişmesinin teşvik edilmesine yönelik bir gübreleme, gençlik kısırlığı dönemini uzatarak, azman fakat verimsiz bahçeler meydana getirir. Gübrelemede azot- fosfor- potasyum dengesinin iyi kurulması gerekir. Bu dengenin kurulması, verime yatmada oldukça nazlı davranan kirazlar için diğer meyvelerden daha önemlidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sulama:&lt;br /&gt;Kirazda sulama, fidan dikimindeki "can suyu" ile başlar. Dikim ilkbaharda da yapılsa; sonbaharda da yapılsa can suyu faydalıdır. Kirazlar kuru  ve havadan hoşlanmazlar. Buna karşılık taki, aşırı suyu da sevmezler. Bu yüzden ne  kupkuru kalmalı; ne de çamur haline getirilmelidir. Salma sulama, özellikle göllendirerek sulama hiç uygun değildir. Sulama esnasında ve sonrasında köklerin oksijensiz kalması önlenmelidir. Ben döneminden itibaren, hasada 4-5 gün kalıncaya kadar kirazlar susuz kalmamalıdır. Bu dönemde  devamlı olarak hafifçe nemli tutulabilirse, mükemmel irilik ve kalite elde edilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yetişkin ağaçlarda sulama yapılırken, kök boğazı çevresi sulanmamalıdır. Sulama düzeni oluşturulurken, bitki gövdesinden 2-3 metre dışarıdan setler yapılır. Çiftçilerimizin çoğu, zaten setleri bu şekilde hazırlamaktadır. Bu setlerin içi değil dışı sulanmalıdır. Çünkü etkili kök dağılma alanı gövdede değil, taç izdüşümündedir. Gübreleme ve sulamanın taç izdüşümüne yapılması, hem kök yayılmasını teşvik eder, hem de kök boğazını mantari hastalıklardan korur. Hasattan sonra da kirazların sulanmaya ihtiyacı vardır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Budama:&lt;br /&gt;Ağaçlar için yapılan her şey fizyolojik dengenin daha erken sağlanması, bu ahenk ve dengenin mümkün olduğu kadar uzunca sürdürülmesi amacına yöneliktir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Budama da genel anlamda bu amacın gerçekleşmesi için yapılan çabaların en önemlilerinden birisidir. Işık yoğunluğunu artırmak amacıyla düzenli, kuvvetli ve dengeli taç oluşturmak, asimilasyonu artırmak amacıyla bazı dallan uzun bırakmak veya hiç kesmemek dar açılan genişletmek, zayıf büyüyen dalların açılarını daraltmak, fazla dalların bir kısmını seyreltmek, diğer dallan eğmek-bükmek fizyolojik denge kurulmasını hızlandıracak tedbirler olarak uygulanabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sürgün oluşumunun azaldığı ileri dönemlerde ise, dallan kısa kesmek, açılan genişlemiş dalların açılannı düzeltmek, meyve gözü ve dal seyreltmesi yapmak, düzenli azotlu gübre kullanmak gerekebilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Budama, meyve ağaçlarının düzgün ve kuvvetli bir taç oluşturmalarını sağlamak, verim çağında uzun kalmalarını temin etmek, kuvvetten düşmüş ağaçlan yeniden güçlendirerek bir süre daha yüksek kaliteli meyve vermelerini sağlamaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Budama sadece makasla dal kesimi gibi düşünülmemelidir. Dalların açılarının düzeltilmesi, eğilmesi, bükülmesi gibi uygulamalar da budamadır. Dal kesimi şeklindeki uygulamalar erken ilkbaharda yapılabilirler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yaz budaması, ağaçların şekillendirilme yıllarında mutlaka yapılması gereken teknik bir uygulamadır. Yaz budamaları yapılmadan iyi bir taç oluşumunun sağlanması zor olduğu gibi.gençlik kısırlığı devresinin kısaltılması da hemen hemen imkansızdır. Sürgünlerin yeşilden odunlaşmaya başladığı günlerde da) seçimi, eğme, bükme, uç alımı ve gerekliyse dal seyreltme şeklinde yapılmalıdır.  erken veya  geç yapılmamalıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bakteriyel kanser vb. hastalıkların bulaşma ve yayılmasını önlemek amacıyla budamada kullanılan makas ve testereler  sık alarak temizlenmelidir. Pratik olarak bir ağaçtan öbür ağaca geçerken mutlaka temizlenmelidir. Bu maksatla dezenfektanlar kullanılabildiği gibi, çamaşır suyu da sulandırılarak kullanılabilir. Bir ölçü çamaşır suyuna 3-4 ölçü su eklenerek basit bir temizleme karışımı elde edilebilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kirazlar kalın ve zamansız dal kesimlerinden hoşlanmazlar. Bu yüzden dikimden sonraki birkaç yılda taç oluşturulmalı, daha sonra mecbur kalınmadıkça kalın dal kesiminden kaçınılmalıdır. Mecburen kalın dal kesilecekse, budama mevsimi içinde kesilmeli, kesim yeri aşı macunuyla kapatılmalıdır. Hasat esnasında veya başka zamanlarda kınlan, ayrılan, yaralanan dallar ise ağaçlarda kuru olarak bırakılmamalı, ağaçtan uzaklaştırarak yara yerleri macunlanmalıdır. Budama aynı zamanda kaliteli meyve elde edilmesi için de vazgeçilmez bir uygulamadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;HASTALIK - ZARARLILAR VE MÜCADELESİ&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kirazlarda yaygın olarak görülen hastalıklar bakteriyel kanser (Pseudomonas syringae), dal yanıklığı (Pseudomonas morsprunorum) ve monilyadır (Monilia taxa). Kiraz yetiştiriciliğinin yaygın olduğu yerlerde bakteriyel kanser daha tahripkar ve endişe vericidir. Henüz tamamen kontrol edilebilir olmamakla beraber, bazı tedbirlerle şiddet ve zararı azaltılabilmektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;HASAT&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kiraz hasadı fazla işgücü isteyen bir iştir. Geniş bahçelerde hasat konusu önceden planlanmalı ve zamanında bitirilmelidir. Bazen hasadın iki defada yapılması da gerekebilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Meyve özelliği bakımından kiraz ne erken ne de geç hasat edilebilir. Erken hasat edildiğinde açık renkli, az tatlı ve küçük meyve elde edilir. Geç kalındığında ise, kirazın dayanıklılığı azalır, meyve yumuşar, kararır ve saplan kurur. Bu yüzden tam zamanında hasat edilmelidir. Bakım şartlan "iyiyse, hasattan önceki 8-10 gün içerisinde  önemli miktarlarda irilik, miktar artışı sağlanabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sapsız olarak da hasat yapılmaz. Satışta kirazın saplarının yeşil olması arzu edildiğinden, saptan tutularak sapın örselenmesine meydan vermemelidir. Meyvenin koparıldığı yerde gelecek yılın meyve gözleri de bulunduğundan, çıtanakların tartmamasına özen gösterilmelidir. Toplama kovalan  büyük olmamalı, içerisine yumuşak bez veya havalı plastik geçirilerek berelenme ve ezilme önlenmelidir. Biriktirme kasaları bahçenin en gölge ve serin yerinde olmalı, toplanan meyveler güneşte bırakılmamalıdır. Seçim ve ambalajlama bahçede yapılacaksa, uygun olmayan meyveler hemen ayıklanmalıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yoğun olarak kiraz yetiştirilen bölgelerimizde pazarlama sorunu yoktur. İhraç edilecek kirazlar bazı işlemlerden geçmek zorundadır. Ön soğutma bu işlemlerin en önemlisidir ve bu işlem yapılmadan rekabete dayalı ve gerçek değerde ihracat yapılması imkansızdır. Ön soğutma işlemi ciddi çalışan ihracatçılar tarafından yapılmaktadır. Ön soğutmada kirazlar kısa bir sürede (8 dakika) 4 derecenin altında soğutulurlar. Böylece bozulmalar önlenmiş, dayanıklılık artırılmış ve meyvelere dinçlik kazandırılmış olur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Daha sonra kirazlar soğuk zincirin dışına hiç çıkmadan seçilir, boylanır ve Pazar isteklerine göre ambalajlanırlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İhraç edilecek kirazlarda bazı özellikler bulunmalıdır:&lt;br /&gt;• Ürün iri iyi kaliteli ve homojen olmalıdır&lt;br /&gt;• Meyveler çeşide has renk ve tat da olmalıdır.&lt;br /&gt;• (0900 Ziraat çeşidi için) meyve çapı 24mm. den fazla olmalıdır.&lt;br /&gt;• Meyveler tozsuz, kirşiz, eziksiz, yarasız ve saplı olmalıdır.&lt;br /&gt;• Meyvede insan sağlığına zararlı ilaç kalıntısı olmamalıdır.&lt;br /&gt;• Seçim  iyi yapılmalı, ambalaj iyi malzemeyle yapılmalıdır.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8861323579517255404-6048013207068572704?l=bartintarim.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bartintarim.blogspot.com/feeds/6048013207068572704/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://bartintarim.blogspot.com/2009/12/kiraz-yetistiriciligi.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8861323579517255404/posts/default/6048013207068572704'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8861323579517255404/posts/default/6048013207068572704'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bartintarim.blogspot.com/2009/12/kiraz-yetistiriciligi.html' title='KİRAZ YETİŞTİRİCİLİĞİ'/><author><name>kurt</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00313935282743465115</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8861323579517255404.post-2156672461806653598</id><published>2009-12-11T13:15:00.000-08:00</published><updated>2009-12-11T13:16:22.995-08:00</updated><title type='text'>ARMUT YETİŞTİRİCİLİĞİ</title><content type='html'>ARMUDUN KÜLTÜR TARİHİ&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Armut kültürünün yapıldığı ve en eski olduğu memleketler arasında: Anadolu, italya, Fransa, Belçika gibi memleketler görülmektedir. Amerika'ya ilk olarak armut İngiliz ve Fransız kolonistler tarafından 1630 yılında dikilmiştir. Sonradan burada büyük ölçüde geliştirilmiş ve Batı ve Doğu armutları ile pek  sayıda çalışmalar yapılmıştır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kültür armudu bütün dünya üzerinde elma kültürünün yayıldığı hemen her yerde yetiştirilmektedir. Yalnız armut, kültür elmalarına göre, sıcağa ve kurağa daha az hassas olduğundan, yayılma alanı mesela kuzey yarımkürede anca 55. enlem derecesine ulaşabildiği halde, elmanın iyi yetişemediği Akdeniz'in sıcak iklimli bölgelerinde de önemini korumaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Memleketimizde armut yetiştiriciliği hemen bütün bölgelerimize yayılmıştır. Bugün dünya üzerinde 2000 yılında 1.541.733 ha. alanda 16.981.168 ton armut üretilmektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ARMUT ÇEŞİTLERİ&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Akça &lt;br /&gt;Coscia &lt;br /&gt;Santa Maria   &lt;br /&gt;Ankara &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;         &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Margarita Marilla &lt;br /&gt;Deveci       &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;SINIFLANDIRILMASI&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dünyadaki armut çeşitlerinin sayısının 5000'den fazla ve Türkiye'de yetiştirilenlerin sayısının ise 640 dolayında olduğu tahmin edilmektedir. Bu zenginlik içinde armut çeşitleri, Diel - Lucas pomolojik sisteminde 15 grup altında toplanmışlardır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Armutlar; Yağ Armutları, Yarım Yağ Armutları, Bergamotlar, Yarı Bergamotlar, Yeşil Uzun Armutlar, Sürahi Armutları, İri Armutlar, Paslı Armutlar, Misket Armutları, Erimez Armutlar, Tarçın armutları. Uzun Hoşaf Armutları, Yuvarlak Hoşaf Armuttan, Uzun Şıra Armutları ve Yuvarlak Şıra Armutları şeklinde gruplandırılmışlardır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu 15 grup içerisinde toplanan armut çeşitlerinden ilk 11 gruba girenler sofralık, son 4 gruba girenler ise sanayi armutlarıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ARMUDUN MORFOLOJİK VE BİYOLOJİK ÖZELLİKLERİ&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;MORFOLOJİSİ&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Habitüsü: Armut ağacı daha  dikine büyür. Doruk dalının yukarıya doğru uzaması ve yanlara doğru dallanmasıyla, çeşitlerde taç bir piramit şeklini alır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Armutlarda gövde rengi genel olarak koyu gridir. Bununla beraber, gerek kabuk rengi ve gerek borkelerin şekil ve kalınlıktan çeşitlere göre değişir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tohumdan yetişen armut bitkilerinde kök kazık kök şeklindedir ve derinlere gider. İyi larda ve sulanan yerlerde yan ve saçak kök oluşumu iyidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dallar: Armutlarda dallar odun ve meyve dalları olarak ayntır. Meyve dalcıklarından topuz, kargı ve dalcıklar elmalardakine benzerse de burada daha genç dalcıkların erken meyveye yattıkları da unutulmamalıdır. Bundan başka armutlarda keselere elmalardan daha  rastlanır ve bu dal şekli bir kısım çeşitlerde  yaygındır. Armutlarda dalcıklar elmalardan farklı olarak çoğunlukla tüysüzdür.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gözler: Armutlarda yaprak, sürgün ve çiçek olmak üzere üç tip göz vardır. Yaprak gözleri bir yıl önceki yaprakların koltuklarında teşekkül eden ince gözlerdir. Açıldıklarında tek tek yapraklar meydana gelir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sürgün gözleri daha  dalcıkların uçlarında tepe tomurcuğu halinde olur. Uyanmaları ile kısa ve uzun sürgünler meydana gelir. Böylece dalcıkların büyümeleri ve tacın dallanması temin edilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Meyve gözleri dalcıkların uçlarında ve az sayıda olarak bazı çeşitlerde yaprak koltuklarında meydana gelir. Uçları sivri, kenarları keskin ve tüysüzdür.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çiçek gözleri armutlarda da karışıktır. Yani bunlarda da bir göz içerisinde hem çiçek ve hem de yaprak yerleri vardır. Böylece çiçekler açıldıkları zaman ağaçta yapraklanma da olur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Meyve: Yalancı meyve olup elmada olduğu gibi ovaryum ile çanak ve taç yapraklar ve stamenlerin alt kısımlarının birleşimi olana dokuların ( accessory ) birlikte gelişmeleriyle meydana gelmektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bazı çeşitlerin meyvelerinde ise taş hücreleri meydan gelir ve bunlar, meyve yenirken kumluluk hissi uyandırırlar. Taş hücrelerinde oluşumu çeşide bağlı olduğu kadar,  koşullarıyla da ilgilidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Döllenme Biyolojisi: Armut çeşitlerinden bazıları kendine verimli olarak bilinirse de yüksek bir meyve tutumu ve verimlilik sağlamak için karşılıklı tozlaşma gereklidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ARMUDUN EKOLOJİK İSTEKLERİ&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İKLİM İSTEKLERİ&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Armut bir mutedil iklim ağacıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Armut çiçek tomurcuklarının farklı gelişme dönemlerindeki dona dayanımları ( °C ):&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;  Uyanan&lt;br /&gt;Tomurcuk Patlayan&lt;br /&gt;Tomurcuk Sıkı&lt;br /&gt;Demet Beyaz&lt;br /&gt;Tomurcuk İlk&lt;br /&gt;Çiçek Tam&lt;br /&gt;Çiçek Çiçek&lt;br /&gt;Sonrası &lt;br /&gt; &lt;br /&gt;%10 Ölüm -9,4 -6,7 -4,4 -3,3 -2,8 -2,2 -2,2 &lt;br /&gt;%90 Ölüm -18,0 -14,0 -9,4 -5,6 -5,0 -4,4 -4,4 &lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Armutlar genel olara 7 °C nin altında 1000 - 1500 saat soğuklamaya ihtiyaç gösterirler. Bu türün bir  çeşidinde yüksek kaliteli meyveler, yazları sıcak ve kurak yerlerde olur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; İSTEKLERİ&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Armut  bakımından fazla seçici değildir. Bununla beraber,  ne kadar derin, geçirgen, sıcak ve besin maddelerince zengin olursa ağaçların gelişmeleri de o kadar iyi ve verimleri o nispette yüksek olur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Buna göre bol verim ağaçlar ve yüksek kaliteli meyveler elde edebilmek için en iyi lar derin, sıcak, iyi drene edilmiş tınlı lardır. Armutlar için 60 - 70 cm derinliklerdeki bir  profili yeterli olmakla birlikte, biraz daha az derin larda alt tabakanın kök gelişimine müsaade etmesi gerekir ki böylece kökler alt kısımlardan nem sağlayabilsinler. Armut bahçesi kurarken en sakınılması gereken lar yüzlek kireçli lar, kuvvetli alkali lar veya alt  tabakalarına doğru yüksek oranda kireçli su bulunduran lardır ki böyle yerlerde ayva üzerine aşılı armutlar, demir noksanlığından büyük zarar görürler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Armutlar, taki organik madde miktarının oldukça yüksek olmasını severler. Bu bakımdan zayıf lan çiftlik gübresiyle takviye etmek gerekir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ARMUDUN YETİŞTİRİCİLİĞİNİN TEKNİK ÖZELLİKLERİ&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ARMUT ANAÇLARI&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Klon Anaçları:&lt;br /&gt;Armudun en önemli bodur klonal anacı ayvadır. Ayvanın Quince A, B, C klonları dünyaca meşhur olup bunlardan en  kullanılan QA anacıdır. Ancak bu anaç kireçli ve drenajı kötü lar için uygun değildir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;A.B.D' de son yıllarda OH X F seleksiyonları ( P. Comminus L), PQBA 29, QC anaç olarak kullanılmaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Armut Klon Anaçları:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;OHXF 97:&lt;br /&gt;Kök yayılımı  azdır. Kökün tutunması, aşı uyuşması ve uniform yapı ve mahsuldarlık  iyidir. Meyve&lt;br /&gt;büyüklüğü ve erken verime etkisi orta derecededir.&lt;br /&gt;Soğuk kış sıcaklıklarına, kumlu ve killi lara yüksek toleranslıdır. Mahsuldarlığa etkisi iyidir. Standardın % 100 kadar taç&lt;br /&gt;yapmaktadır. Ilık kış ve sıcak yazlara, düşük pH' a, kloroza, nemli ve kuru lara karşı orta derecede mukavimdir.&lt;br /&gt;Ateş yanıklığına ve geriye doğru ölüm hastalıklarına karşı  toleranslıdır. Bakteriyal kanser ve kök funguslarına karşı&lt;br /&gt;toleranslıdır. Yaprak lekesi, armut kütlemesi, kök kanseri, kök boğazı çürüklüğüne karşı orta derecede toleranslıdır.Pamuklu bite&lt;br /&gt;karşı hassas, nematotlara karşı  hassastır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;OHXF333:&lt;br /&gt;Kök yayılımı  azdır. Kökün tutunması, aşı uyuşması ve uniform yapı ve mahsuldarlık  iyidir. Meyve büyüklüğü ve erken verime etkisi orta derecededir. Soğuk kış sıcaklıklarına, kumlu ve killi lara yüksek toleranslıdır. Standardın % 70 kadar taç yapmaktadır. Ilık kış ve sıcak yazlara, düşük pH' a, kloroza, nemli ve kuru lara karşı orta derecede mukavimdir. Ateş yanıklığına ve geriye doğru ölüm hastalıklarına karşı  toleranslıdır. Bakteriyal kanser ve kök funguslanna karşı toleranslıdır. Yaprak lekesi, armut küllemesi, kök kanseri, kök boğazı çürüklüğüne karşı orta derecede toleranslıdır ( Rom ve ark. 1987 )&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ayva Klon Anaçları:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;M QA ( Angers ):&lt;br /&gt;Üzerine aşılı armut çeşitlerini bodurlaştırıcı etkiye sahiptir. Yabani armut anacı üzerine aşılanmış aynı çeşitlerin % 30- 60' ı kadar büyür ve ortalama olarak bir yıl daha önce mahsule yatar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Araziyi ekonomik olarak kullanmak için sık dikilmeleri tavsiye edilir. Her ağaca bir herek verildiği zaman 3 x 4,5 m, tele alındığında 3x 2,5 m aralıklarla dikilmeleri tavsiye edilir. Bahçe performanstan da oldukça iyidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;PQBA 29:&lt;br /&gt;Provence ayvasından selekte edilmiştir. Standardın % 55 büyüklüğünde taç oluşturur. Güçlü, üretime ağır girer fakat yüksek verimlidir. Meyve kalitesi ortadır. Williams ve Abbe Fetel ile uyum gösterir fakat bu çeşitlerde ara anaç ile daha iyi sonuç verir. Armut göçürene, armut küllemesi, kök kanseri, pamuklu bite  toleranslıdır. Yaprak lekesi ve ateş yanıklığına  hassastır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ARMUT BAHÇESİ TESİSİ&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Armut bahçeleri, ya aşılı fidanlarla veya kurak koşullarda çöğür yetiştirip üzerine aşı yapılarak kurulmaktadır. Bahçe kurulurken bir yaşlı iyi dallanmış fidanlardan yararlanmak en iyisidir. Çünkü, fidanlık döneminde iyi dallanmış fidanlar erken meyveye yatarlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Armut bahçelerinde ağaçlar arasında bırakılacak aralık ve mesafeler ekolojik şartlara ve kullanılacak anaca göre değişir. Nemli bölgelerde ayva anaç olarak kullanıldığı zaman 2 - 3 m, orta boydaki ağaçlar için 3-5 m ve armut çöğürü üzerindekiler içinde 6 - 8 m aralık ve mesafe yeterli. Kıraçlarda ahlat anacı üzerinde bu mesafeler daha geniş tutulur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;YILLIK BAKIM İŞLERİ&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Budama:&lt;br /&gt;Modifiye- Lider sistemi terbiye şekli armutlar için iyi gelir. Durum elmadakinin aynısıdır. Armutlarda  görülen ateş yanıklığı hastalığından dolayı, meydan gelecek dallardaki ölme ihtimali hesaplanarak 4- 6 ana çatı dalının gelişmesi sağlanır. Bunun için armutlardaki satın alınan fidan 90 - 120 cm yerine 120 -140 cm uzunlukta olursa daha iyi olur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Budama elmalarda olduğu gibi  hafif olmalıdır. Mahsule yatan ağaçlara hafif bir budama tatbik edilmesi ve yaygın bir gelişmenin temini için dal ve dalcık çıkarması yapılmalıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mahsul verme durumu bakımından armut çeşitleri iki gruba ayrılırlar:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1. Kısa meyve dalcıklı çeşitler, bu çeşitlerden Beurre Hardy, B. Bosc, Beurre Clairgeau, Lavvson ve Remish, Beauty' de yeni gelişme daima yeni kesim yerlerinde olur,&lt;br /&gt;2. Kuvvetli meyve dalcığı ve sürgün meydana getiren grupta Williams, Eastar Beurre, Winter Nelis ve Patrick Barry çeşitleri vardır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Birinci gruba giren çeşitlere, bol miktarda çiçek gözü teşekkül etmeleri için orta derecede bir budama yapılması gereklidir. Bunlarda keza, kısaltma ite dal ve meyve dalcıklarında seyreltmede tavsiye edilir, ikinci gruba giren çeşitlere ise  hafif bir budama yapmak gerekmektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gerek kışın, gerekse büyüme mevsiminde ağaçlar kontrol edilerek, ateş yanıklığı hastalığı uyku devresinde iken yakalanmalıdır. Bunun için ağacın tepe gelişmelerine bakmak yeterli olur. Bunlara bulaşmış sürgünlerde yapraklar kış mevsimi boyunca kaldıkları için kolayca tanınırlar. Hastalık görülür görülmez hastalıklı kısmın hemen kesilip atılması ileride  dal çıkarılmasını önlediği gibi hastalığı da frenler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gübreleme:&lt;br /&gt;Gübrelemede esas,  ve yaprak analizlerinin yapılmasıdır. Buna göre de eksikler giderilmelidir. Armutlar genellikle azota karşı elmalardan daha  tepki verirler ve meyvelerin kalitelerinde herhangi bir bozulma olmadan rahatça azot gübrelemesi yapılabilir. Ancak azot gübrelemesinde dikkate alınması gereken önemli husus ateş yanıklığıdır. Çünkü aşın sürgün büyümesi bu hastalığın etkinliğini  arttırır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Seyreltme:&lt;br /&gt;Bartlett, B. Hardy, B.Bosc gibi çeşitler bazen her huzmede 3-5 meyve olacak şekilde meyve bağlarlar ki bunların sayısını 1 -2 ye düşürmek gerekir. Ancak seyreltmede ağaç üzerindeki ürün yükü de dikkate alınır eğer ağacın üzerindeki meyve tutumu yüksek değilse huzmelerde seyreltme yapmaya gerek yoktur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Armutlarda elle seyreltme çiçeklenmeden 50 - 70 gün sonraya kadar yapılabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Derim:&lt;br /&gt;Bir ağaçta derim hiç değilse üç kez tekrarlanmalıdır. Derim olgunluğunun tayininde burada da meyve kabuğunun taban rengi, meyvenin daldan ayrılma durumu meyve etinin sertliği ve tam çiçekten olgunluğa kadar geçen süre dikkate alınır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Seçme, Boylama:&lt;br /&gt;İhracat standartlarına göre armutlar Ekstra, Birinci sınıf ve ikinci sınıf olmak üzere üç kalite sınıfına ayrılır. Buna göre meyveler tam ve sağlam olmalı, üzerlerinde gözle görülen ilaç artığı bulunmamalı, üzerleri yaş olmamalı ve yabancı tat ve koku olmamalıdır. Bu sınıflarla ilgili toleranslar TSE' nin ilgili standardında verilmiştir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8861323579517255404-2156672461806653598?l=bartintarim.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bartintarim.blogspot.com/feeds/2156672461806653598/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://bartintarim.blogspot.com/2009/12/armut-yetistiriciligi.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8861323579517255404/posts/default/2156672461806653598'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8861323579517255404/posts/default/2156672461806653598'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bartintarim.blogspot.com/2009/12/armut-yetistiriciligi.html' title='ARMUT YETİŞTİRİCİLİĞİ'/><author><name>kurt</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00313935282743465115</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8861323579517255404.post-8131946296964000037</id><published>2009-12-11T13:10:00.000-08:00</published><updated>2009-12-11T13:14:42.564-08:00</updated><title type='text'>elma yetiştiriciliği</title><content type='html'>ELMA YETİŞTİRİCİLİĞİ&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye dünya elma üretiminde ilk sıralarda yer almaktadır, ülkemiz elma üretiminin düzenli ve istikrarlı bir şekilde devam edebilmesi, değişen pazar isteklerine uyabilmesi. dünyada önemli elma üreticisi ülkelerle rekabet edebilmesi, elma üretiminde modern yöntem ve tekniklerin kullanılmasına bağlıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çeşitler:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Vista Bella &lt;br /&gt;Jersey Mac &lt;br /&gt;Summer Red &lt;br /&gt;Anna &lt;br /&gt;Galaxy Gala &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;         &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Royal Gala &lt;br /&gt;Mondial Gala &lt;br /&gt;Golden Delicious &lt;br /&gt;Starkrimson Delicious &lt;br /&gt;Red Chief &lt;br /&gt;          &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Scarlet Spur &lt;br /&gt;Jonagold 2000 &lt;br /&gt;Braeburn &lt;br /&gt;Fuji &lt;br /&gt;Granny Smith &lt;br /&gt;          &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Arap Kızı &lt;br /&gt;Amasya       &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çeşit ve toplayıcıların seçimi:&lt;br /&gt;Elma çeşit seçimi yapılırken pazar değeri yüksek, verimli, kaliteli meyve oluşturan çeşitler tercih edilmelidir. Elma çeşitleri genel olarak, kendine kısırdır. Bu kısırlık bazı çeşitlerde tam ve bazı çeşitlerde kısmı ise de kendi kendini dölleme ile meyve verenlerde de, ancak yabancı dölleme ile iyi bir ürün alınabilmektedir. Bu nedenle, elma bahçelerini kurarken iyi bir çeşit karışımının tertiplenmesine çalışılmalıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Elma bahçelerinde çeşit karışımı yaparken dikkat edilecek hususlar şunlardır:&lt;br /&gt;? Tozlayıcı çeşitler diploid çeşitler arasından seçilmiş olmalıdır.&lt;br /&gt;? Karşılıklı olarak birbirini tozlayacak çeşitler arasında melezlemede kısırlık bulunmamalıdır.&lt;br /&gt;? Karşılıklı olarak birbirini tozlayacak olan çeşitlerde en yüksek meyve tutumunu sağlayacak olan kombinasyonlar tercih edilmelidir.&lt;br /&gt;? Karşılıklı olarak birbirini tozlamak üzere seçilen çeşitlerin çiçek açma zamanları birbirine denk gelmelidir.&lt;br /&gt;? Yeni kuruluşlarda çeşitlerin meyveye başlama yılları birbirine yakın olmalıdır.&lt;br /&gt;? Periyodisite bakımından bir sakınca olmamalıdır.&lt;br /&gt;? Tozlanmayı sağlamak için yeteri kadar arı sağlanmalıdır.&lt;br /&gt;? Tesisler, tozlanma ve dolayısı île döllenme bakımından elverişli bir plana göre kurulmalıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Anaç Seçimi:&lt;br /&gt;Bodur elma yetiştiriciliğinde en önemli aşamalardan birisi anaç seçimidir. Her bir anacın özellikleri farklı olduğundan toprak yapısı, üzerine aşılanacak çeşit, ekonomik durum, yetiştiricilik bilgisi gibi faktörler dikkate alınarak uygun anaç seçilmelidir. Bodur elma yetiştiriciliğinde kullanılan bazı önemli anaçlar şunlardır;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;M.9: Fransa' da 1879' da tesadüf çöğürü olarak bulunmuş bodur bir anaçtır. Daha sonra virüsten arındırılarak M9 EMLA bulunmuştur, M9 EMLA M26 elma klonundan % 35 daha küçük ağaçlar üretir. M9 anacı üzerindeki çeşitler M9 EMLA' dan % 30 daha küçük ağaçlar üretir. M9' bir çok alt klonları ortaya çıkmıştır.&lt;br /&gt;M.26: East Mallihg'te M9xM16 melezlemesînden 1959' da elde edilmiştir. M7'den % 25 daha küçük, fakat M9 EMLA'dan % 50 daha büyük ağaç meydana getirir. Bazı şartlarda toprağa tutunması iyidir. Fakat destek ister. Erken meyve verdirir. Ancak erkenciliği M9'dan daha azdır. Stool bed'le çoğaltımı M9'dan daha iyidir. Spur çeşitlerle sık dikim bahçe tesisinde tercih edilen anaçtır. Zira spur çeşitlerin M9 anacı üzerinde performansı pek iyi değildir.&lt;br /&gt;MM.106: Orta kuvvette gelişen klonal elma anacıdır. Tohum anacının yaklaşık % 50 büyüklüğünde ağaç yaparlar. Destek istemezler. Pamuklu bite ve ateş yanıklığına dayanıklı, kök çürüklüğüne hassastır.&lt;br /&gt;MM.111: Yarı kuvvetli gelişen ağaç oluşturur, Tohum anacının yaklaşık % 65-80'i kadar gelişir. MM.111 değişik toprak şartlarına MM 106 anacından daha iyi adapte olabilen, sağlıklı, toprağa iyi tutunabilen ve destek gerektirmeyen ağaçlar meydana getirir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İklim istekleri:&lt;br /&gt;Soğuk ılıman iklimin en önemli meyve türü olan elma, kış soğuklarına son derece dayanıklıdır. Gövde ve ana dalları -35 °C hatta -40 °C ye, bir yaşlı dalları -20 °C ye kadar dayanabilir. Çiçek tomurcukları da kapalı durumda iken düşük sıcaklıklara dayanıklıdır. Ancak, erken ilkbaharda gelişmenin başlaması ile çiçek tomurcuklarının soğuğa karşı dayanımı hızla azalır. Tomurcuklar, açılmadan hemen önceki devrede -3.9 °C , açılmış halde -2.3 °C ve küçük meyveler -1.7 °C ye yarım saat süre ile dayanabilmektedirler. Olgun meyveler ise -2 °C, -3.5 °C de zarar görmektedir. Soğuklanma isteği +7 °C nin altında çeşitlere göre 200-1700 saattir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Toprak İstekleri:&lt;br /&gt;Elmalar için en iyi toprak, düşük kireç içerikli, organik maddece zengin, tırılı, veya kumlu tınlı topraklardır. Elma ağacı kurak bölgelerde, nemli bölgelere göre toprak bakımından daha çok seçicidir. Elmalarda kökler, genel olarak, yayvan büyümekte ise de taban suyunun 1,5 m den yukarı olmaması istenir. En elverişli toprak reaksiyonu pH6 - pH8 arasıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bahçe Tesisi:&lt;br /&gt;Bahçeyi dikime hazır hale getirdikten sonra sırasıyla aşağıdaki işlemler yapılmalıdır;&lt;br /&gt;? Fidan temininde; hastalık ve zararlılardan ari, ismine doğru, standart fidan kullanımına dikkat edilmelidir.&lt;br /&gt;? Anaca ve çeşidin gelişme karakterine göre uygun dikim mesafeleri belirlenir.&lt;br /&gt;? Bahçenin bir krokisi yapılmalı ve bu kroki üzerinde fidan dikim yerleri, su kaynağı, ev, kulübe vs. yerleri işaretlenmelidir.&lt;br /&gt;? Fidanlar ilkbahar gelişme periyodu başlamadan önce bahçeye dikilmelidir.&lt;br /&gt;? Düzgün bir dikim için "dikim tahtası" kullanılmalıdır.&lt;br /&gt;? Fidanların aşı noktaları toprak yüzeyinden 5-10 cm yukarıda olmalıdır ve tercihen güneye bakmalıdır. Derin dikimden kaçınılmalı, fidanlar topraktan söküldükleri derinliğe dikilmelidir.&lt;br /&gt;? Kışı çok sert geçmeyen bölgelerde güz dikimi tercih edilmelidir. Eğer ilkbahar dikimi yapılıyorsa dikimden hemen sonra mutlaka cansuyu verilmelidir.&lt;br /&gt;? Fidanlar tek sıralı, iki sıralı veya üç sıralı olarak dikilebilirler. Ancak büyük ticari bahçelerde genellikle tek sıralı dikim sistemi kullanılmaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Budama ve Terbiye (Destek Sistemli Bahçelerde)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dikim Budaması:&lt;br /&gt;İdeal fidan; 1 -1,5 m. boyunda, 1,5 cm. den daha geniş çapta, 5-8 adet geniş açılı yan dal ihtiva eden fidandır. Ülkemizdeki fidanların çoğu kamçı şeklinde olduğu için dallı fidanı piyasada bulmak mümkün olmayabilir. Yetiştiricilik açısından kamçı şeklindeki fidanları kullanmanın bir sakıncası yoktur.&lt;br /&gt;Kamçı şeklindeki fidanların tepesi 70-80 cm. den kesilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dikimi takip eden ilkbahar ve yaz döneminde yapılacak işlemler:&lt;br /&gt;Büyüme sezonu başlangıcında destek sistemi kurulmuş olmalıdır. Fidanlar destek sistemine bağlanmalı ve mümkün olduğu kadar gövde sabit tutulmalıdır. Fidanlar kalınlaştığında kullandığımız malzeme gövde ve dalları kesebileceğinden, esnek malzeme kullanılmalıdır,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;75-85 cm. den tepesi kesilmiş fidanlarda, ilkbaharda topraktan 45-100 cm. yükseklikte ilk ana katı oluşturacak olan yan dallar çıkmaya başlar. Bu sürgünlerden tepe noktasına en yakın olan dal lider dal olarak seçilir. Sürgün uzunlukları 7,5-10 cm. olduğunda iki haftada bir liderin 5-10 cm. altındaki sürgünlerin tırnakla veya makasla kesilerek uzaklaştırılması gerekmektedir. Bu şekilde kesimler Temmuz sonuna kadar tekrarlanmalıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Buna ilaveten lider ile dik açılı olarak büyüyen sürgünlerde dal açma yapılmalıdır. Açı genişletmek için dal inceyse kürdan, çamaşır mandalı, biraz kalınsa ağaç parçacıkları, çubuklar veya çamaşır mandalına bağlı beton ağırlıklar kullanılabilir. Açı genişletmede kullandığımız bu malzemeler Ağustos ayı sonunda çıkarılmalıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dal açma ve lidere rakip dalların çıkartılması işlemi ağaç istenilen boya gelene kadar her yıl yapılmalıdır, ideal ağaç, toprak seviyesinden 0,6-1,1 m. yukanda yaklaşık 5-6 daldan oluşan bir kata sahip olmalıdır. Alt kısımlara daha iyi ışık ulaşması için ilk katın üstündeki boşlukta sadece küçük meyve dallan kalmalıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kış Budaması:&lt;br /&gt;Durgun dönemde budama yapılırken şu hususlar göz önünde bulundurulur;&lt;br /&gt;? Erken verim elde etmek için mümkün olduğu kadar az budama yapılır.&lt;br /&gt;? En kısa zamanda ağacın tacı oluşturulmalıdır.&lt;br /&gt;? Toprak seviyesinden itibaren 45 cm'e kadar olan kısımdan çıkan sürgünler uzaklaştırılır.&lt;br /&gt;? Dik sürgünler ve aşırı güçlü dallarjgenellikle ağaç üzerinde liderin kalınlığının 1/2'sinden daha kalın dal istenmez), kırılmış veya hastalıklı dallar tamamen çıkartılmalıdır,&lt;br /&gt;? Özellikle "ölü göz" oluşturan çeşitlerde yeterli dallanmayı sağlamak için yan dallarda 1/3 oranında tepe kesimi yapılmalıdır. Bu işlem dallar üzerinde ikincil dal oluşumunu ve meyve gözü teşekkülünü sağlar. Bu tepe kesimi işleminin dallanma ve gelişme problemi olmayan çeşitlerde uygulanmasına gerek yoktur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İstenen yüksekliğe ulaşmış ağaçlarda lider terbiyesi:&lt;br /&gt;İstenilen yüksekliğe gelen ağacın liderine gelişmesini durdurmak için şu 2 yöntemden biri uygulanır.&lt;br /&gt;? En üst dal telin diğer tarafına kıvrılarak bağlanabilir.&lt;br /&gt;? Lider daha zayıf olan bir yan dal üzerinden kesilerek gelişimi durdurulabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Verim Çağındaki Ağaçlarda Yaz Budaması:&lt;br /&gt;Aşın kuvvetli ağaçlarda güneş ışığının iç kesimlere ulaşması yetersiz olmaktadır. Hasattan 3-4 hafta kadar önce yapılan geç yaz budamaları ağaç üzerindeki sıkışıklığı azaltarak hem meyve büyümesini bir miktar artınr hem de daha fazla ışıklanma sağlayarak meyvenin daha iyi renklenmesini sağlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu amaçla yapılan yaz budamasında iç kısımlara güneş ışığının girişini sağlamak için obur dallar çıkarılır ve iç kısımlarda sıkışıklık meydana getiren dallarda seyreltme yapılır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Toprak İşleme:&lt;br /&gt;Bodur elma bahçelerde toprak işleme minimum olmalıdır. Zira bu anaçlar genellikle saçak köklü ve kökleri toprak yüzeyine çok yakın olduğundan toprak işleme esnasında bîr çok kök zarar görmekte ve bitki strese girerek performans düşüklüğü göstermektedir. Klon anaçlı meyve bahçelerinde yabancı ot kontrolü dikim yılı dışında toprak işleme yerine herbisitlerle yapılmalıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eğer herbisitler çevreye zarar verdiği düşüncesi île kullanılmak istenmez ise dikim yılından itibaren sıra üzerlerine ot, sap veya saman ile malç yapılarak yabancı ot çıkışı önemli ölçüde kontrol altına alınabilmektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sulama ve Gübreleme:&lt;br /&gt;Bodur elma bahçelerinde sulama, mutlaka damla sulama veya mini spring sulama yöntemleri île yapılmalıdır. Mini spring sulama sistemi damla sulama sistemine göre daha fazla yüzey ıslanması meydana getirdiğinden daha çok su gerektirmekte ve gövde çevresinde sürekli ıslaklık oluşturduğundan kök boğazı hastalıklarına hassas anaçlarla kurulu bahçelerde tavsiye edilmemektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Damla sulama sistemi; işgücünden tasarruf edilmesi, sulama etkinliğinin artırılması, sulama suyundan tasarruf edilmesi gibi üstünlükleri yanında gübrelerinde sulama sırasında verilebilmesi (fertigasyon) ve daha etkin bir gübrelemeye imkan sağlaması gibi avantajları nedeniyle mutlaka tercih edilmelidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Modern bahçelerde gübreler damla sulama sistemi ile birlikte uygulanmalıdır. Fertigasyon da denilen bu gübreleme şeklinde mutlaka suda tam olarak çözünebilen gübreler tercih edilmelidir. Aksi taktirde damla sulama sistemi tıkanır ve kısa sürede kullanılamaz hale gelir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bodur meyve bahçelerinde verilmesi gereken su ve gübre miktarları ağaçların yaşına, verdikleri verim miktarına ve büyüme dönemlerine göre titizlikle belirlenmeli ve sulama suyuna her sulamada kireçten sistemin tıkanmaması için bir miktar asit ilave edilmelidir. Böyle bahçeler eksik veya yanlış sulama ve gübrelemeye hemen tepki verirler ve önemli verim düşmeleri ile karşı karşıya kalınabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Meyve Seyreltme:&lt;br /&gt;Seyreltme özellikle bodur elma bahçelerinde büyük önem taşımaktadır. Bütün kültürel işlemler uygun olarak gerçekleştirilse, ancak seyreltme yapılmasa aşırı meyve tutumu nedeniyle istenilen kalitede meyve elde etmek mümkün olmayabilir. Bu sebeple özellikle meyve tutumunun çok olduğu çeşitlerde meyve seyreltmesi mutlaka yapılmalıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Meyve seyreltmesi elle yapılabileceği gibi işgücü tasarrufu sağlanması amacıyla kimyasal yolla da yapılabilmektedir. Kimyasal seyreltmede NAA, Carbaryl (sevin), NAD, Ethrel, Benzyladenin gibi kimyasal maddeler kullanılabilir. Zamanında yapılmış kimyasal seyreltmeden en az elle seyreltmedeki kadar basan sağlanabilmektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Elle meyve seyreltilmesi meyve tutumundan itibaren yapılabilir ve en geç Haziran dökümünden sonra seyreltmenin mutlaka yapılması gerekir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Elmada elle seyreltme yapılırken kral meyveye dikkat edilerek her salkımda 1 meyve bırakılmalıdır. Meyveler elle koparabileceği gibi seyreltme makasları ile de koparılabilirler. Dal üzerinde her 15-18 cm ye bir meyve düşecek şekilde seyreltme gerçekleştirilmelidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Özellikle büyük bahçelerde elle seyreltme çok zahmetli ve zaman alıcı olabilir. Bu durumda kimyasal seyreltme tercih edilmelidir. Burada dikkat edilmesi gereken husus seyreltme zamanının ve uygulama dozunun iyi ayarlanmasıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hastalık ve Zararlılar:&lt;br /&gt;Elmada pek çok hastalık ve zararlı görülebilmektedir. Fakat bunlardan en önemlileri:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Elma İç Kurdu (Cydia pomonella (L.))&lt;br /&gt;Elma iç kurdu elma ağaçlarının en önemli zararlisıdır. Doğrudan meyvede zarar yapan larvalar, meyveleri delerek içlerinde galeriler açmakta, etli kısmını yiyerek pislikler bırakmaktadır. Bütün bunların sonucu olarak meyvelerin dökülmesine, ağaçta kalabilen kurtlu meyvelerin ise niteliğinin bozulmasına dolayısı ile Pazar değerinin düşmesine neden olmaktadır. Mücadele yapılmayan bahçelerdeki zarar % 60-100 olabilmektedir. Ülkemizde elma üretim bölgelerinin her yerinde bulunmaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Elma Karaleke Hastalığı (Venfurra inegualis)&lt;br /&gt;Elma Karalekesi, mantari bir hastalık olup elmanın en önemli hastalığıdır. Hastalığın belirtileri ağacın yaprak, meyve ve sürgünlerinde görülür. Yaprakta oluşan lekelenmeler sonucunda fotosentez ve solunum engellendiğinden, ağaç yıldan yıla zayıflamaktadır. Meyve üzerinde oluşan belirtiler sonucunda meyvenin Pazar değeri düşer. Hastalık nedeni ile oluşan ürün kaybı % 20-45 arasında değişir. Hastalık ülkemizde elma yetiştirilen tüm bölgelerde yaygın olarak görülebilmektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Derim:&lt;br /&gt;Belirli bir olgunluk derecesine ulaşan meyvelerin ağaçtan koparılıp toplanmasına hasat veya derim denir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Erken Hasadın Sakıncaları:&lt;br /&gt;Erken toplanan meyveler henüz yeterli irilik, şekil ve ağırlığa ulaşmamışlardır. Bu nedenle meyveler küçük ve verim düşük olur. Erken toplanan meyvelerde yeteri kadar şeker birikmediği ve bazı burukluk veren maddeler gereği kadar azalmadığı için tat ve lezzet iyi olmaz. Erken toplanan meyvelerde zemin (taban) renginin yeşilden sarıya dönüşmesi iyi olmadığı ve çeşidin kendine has üst rengini yeterince oluşturmadığı için dış görünüş bozuk olur. Zamanından önce toplanan meyvelerde kabuk yapısına bağlı olarak su kaybı hızlı olur ve bu meyveler çabuk buruşurlar. Erken hasat edilen meyvelerde çeşitli fizyolojik bozukluklar meydana gelebilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geç Hasadın Sakıncaları:&lt;br /&gt;Geç toplanan meyvelerde olgunluk ilerlemiş olduğundan hasat sonrası dayanma süreleri kısalır ve çabuk berelenirler. Meyvede asit kaybı fazlalaştığı için tat ve lezzet bozulur, ürün yavan bir tat alır. Geç hasat edilen meyvelerde de fizyolojik bozukluklar oluşabilir. Hasat önü meyve dökümleri artar. Geç hasatta ürün için daima bir risk vardır (Dolu, fırtına vb.).&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uygun Hasat Zamanı:&lt;br /&gt;Hasat, depoda dayanıklılığı etkileyen en önemli faktördür. Meyve öyle bir zamanda toplanmalıdır ki, hem tüketiciye ulaştığında en yüksek yeme kalitesinde olsun, hem de uzun süreli depolamaya uygun durumda bulunsun. Ancak birbirine ters olan bu iki durum arasında orta yolu bulmak ve en doğru kararı vermek kolay değildir. Çünkü hasat erkenleştikçe meyvenin depoda dayanma gücü artarken, sonradan erişebildiği yeme kalitesi düşük olur. Ayrıca bu meyveler daha hızlı su kaybeder, buruşur, acı benek ve kabuk yanıklılığı gibi bozukluklara duyarlı olurlar. Buna karşılık hasat geciktikçe, meyvenin dayanma gücü azalır ve dolayısıyla depolanma süresi kısalır. Bu arada aşırı olgunluktan ileri gelen bozulmalar (iç kararması) artar. Bu nedenle depolanacak elmada uygun hasat zamanının saptanması ve buna uyulması çok önemlidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Elmalarda meyvenin hasat zamanının saptanmasında kullanılan önemli bazı ölçütler şunlardır:&lt;br /&gt;? Tam çiçeklenmeden hasada kadar geçen gün sayısı&lt;br /&gt;? Meyve eti sertliği&lt;br /&gt;? Meyvenin üst rengi&lt;br /&gt;? Suda çözünebilir kuru madde miktarı&lt;br /&gt;? Nişasta miktarı&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8861323579517255404-8131946296964000037?l=bartintarim.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://bartintarim.blogspot.com/feeds/8131946296964000037/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://bartintarim.blogspot.com/2009/12/elma-yetistiriciligi.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8861323579517255404/posts/default/8131946296964000037'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8861323579517255404/posts/default/8131946296964000037'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://bartintarim.blogspot.com/2009/12/elma-yetistiriciligi.html' title='elma yetiştiriciliği'/><author><name>kurt</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00313935282743465115</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry></feed>
